






Tarih Notları
osmanli kültür medeniyet | osmanli kültür medeniyet |
|
|
|
| Yazar Baba Tarihci | |
| Çarşamba, 09 Ocak 2008 | |
|
OSMANLI DEVLETİ KÜLTÜR VE MEDENİYETİ A – DEVLET TEŞKİLATI 1 . MERKEZ TEŞKİLATI Padişahlık ve Hâkimiyet Anlayışı Osmanlıda yönetim İslam hukukuna dayanıyordu. İslam ile çelişmemek şartıyla örfe dayanarak sınırsız kanun koyma yetkisi vardı. Bu kanunlar Ferman ile ilgililere ulaştırılırdı. Ülke hanedanın ortak malıdır. Sadece erkekler hükümdar olabilirdi. Erkek çocuklara Şehzade denirdi ve idari tecrübe kazanmaları için sancaklara gönderilirdi. Bu uygulamaya “Sancağa Çıkma” deniliyordu. Şehzadeye yardım için yanına verilen tecrübeli devlet adamına ”Lala” deniliyordu. 1. Murat, ülke hanedanın ortak malıdır anlayışını kaldırıp yerine ülke hükümdar ve oğullarının malıdır anlayışını getirmiştir. Böylece merkezi otoritenin güçlenmesini sağlamıştır. Fatih ise çıkardığı Kanunname-i Ali Osman ile Türkiye’de ilk defa tam merkeziyetçiliği kurmuştur. Osmanlı 16. yy dan itibaren Mutlak ve Teokratik hale gelmiştir. 1. Ahmet’ten itibaren veraset sistemi değişmiş ve “Ekber ve Erşed” sistemi getirildi ve Yaşça en büyük ve en akıllı olanın tahta geçmesi kanunlaştı. 19. yy dan sonra Avrupa’ya ayak uydurmak için padişahın yetkileri sınırlandırıldı. 1. Meşrutiyet ile padişahın yanında meclis de olmasına rağmen Padişahın üstünlüğü devam etti. 2. Meşrutiyet ile padişahın yetkileri sınırlandırılmış ve meclisin üstünlüğü esas alınmıştır. Saray Padişah tüm birimleri merkezden yönetiyordu. Devletin merkezi İstanbul’da idi. Padişah hem bütün işlerini hem de özel yaşamını sarayda sürdürüyordu. Osmanlı sarayı iki bölümden oluşuyordu. Birun: Sarayın dış teşkilatıdır. Enderun (Sayay Okulu): Sarayın iç teşkilatıdır. Enderun güvenilir ve yetenekli devlet adamı yetiştirirdi. Harem: Padişah ve ailesinin bulunduğu bölümdür. Kadınlar arasında sıkı bir disiplin ve düzen vardır.
DİVAN-I HÜMAYUN Divanda devletin bütün meseleleri görüşülürdü. Genellikle askeri nitelikteki büyük davalara bakılır ve halkın şikâyetleri dinlenirdi. Divan-ı Hümayun’un Bakanlar Kurulu’ndan tek farkı mahkeme gibi çalışmasıdır. Divan-ı Hümayun’un temeli ilk Orhan Bey atmış son şeklini de Fatih vermiştir. Kuruluş döneminde Divan padişah başkanlığında toplanır ve bir karar organı olarak çalışırdı. Fatih döneminde ise Divan üyeleri görüşlerini rahatça söylemesi için padişah divan toplantılarına katılmamıştır. Böylece Divan-ı Hümayun bir danışma kurulu haline dönüşmüştür. Sadrazam divana başkanlık ettiğinden bu makam önem kazanmıştır. Divan-ı Hümayuna kuruluş döneminde Padişah, Sadrazam, Vezirler, Kazasker, Defterdar ve Nişancı katılırken 16. yy dan itibaren Müftü, Kaptan-ı Derya, Yeniçeri Ağası ve 17. yy da ise Reis-ül Küttap katılmıştır. DİVAN ÜYELERİ PADİŞAH Padişahlar Fatih zamanına kadar divanın tabi üyesi ve başkanıdır. Fatih’ten sonra divan üyelerinin görüşlerini rahat söylemesi için padişahlar katılmamıştır. Bu durum Sadrazamların güçlenmesine, Padişahlarında devlet işlerinden uzaklaşmalarına neden olmuştur. VEZİR-İ AZAM (SADRAZAM) Vezirlerin başı ve Padişahın vekilidir. Fatih’ten sonra Divan başkanı olmuş ve padişahtan sonra en büyük memur olmuştur. VEZİRLER Sadrazama yardım eden devlet adamlarıdır. İçlerinde en tecrübelisi gerektiğinde Sadrazam olma hakkına sahipti. KAZASKER İlmiye sınıfına mensuptur. Adalet ve eğitim işlerine bakardı. Ayrıca Divan’da büyük davalara bakar, kadı ve müderrisleri atama ve görevden alam işlerini yürütürdü. Önce bir olan kazasker sayısı Fatih zamanında Anadolu ve Rumeli Kazaskerleri olmak üzere ikiye çıkarılmıştır. DEFTERDAR Mali işlerden sorumlu bakanlardır. Başta bir tane iken mali ilerin artmasından dolayı Fatih zamanında Anadolu ve Rumeli Defterdarı olmak üzere ikiye 16. yy ın sonlarında üçe çıkarılmıştır. NİŞANCI Padişaha ait evraklara tuğrasını çeken dış devletlerle olan yazışmaları düzenleyen ve toprak sistemini tanzim eden divan üyesidir. Nişancı bu görevi Reis ül Küttap ve ona bağlı kâtiplerle yerine getirmiştir. REİS-ÜL KÜTTAP Divandaki kâtiplerin başıdır. Nişancıya bağlıdır. 17 yy dan sonra devletin dışişlerin sorumluluğu Reis ül Küttap’a verildi. KAPTAN-I DERYA Osmanlının denizlerdeki sorumlusudur. Donanmanın komutanıdır. Kendi sorumluluğundaki davalara bakar denizlerle ilgili padişah adına ferman yazar tuğra çekerdi. YENİÇERİ AĞASI Vezir olan Yeniçeri ağaları divanın daimi üyesidir. ŞEYHÜLİSLAM (MÜFTÜ) Divanda alınan kararların dine uygun olup olmadığı konusunda fetva verirdi. 15 yy da divanın asıl üyesi değildi. Yavuz döneminde halifeliğin Osmanlıya geçmesiyle önemi arttı. Kanuni döneminde ise Vezir-i Azam ’a eşit hale geldi. İSTANBUL’UN YÖNETİMİ İstanbul Kadısı (Taht Kadısı): Adalet işlerine bakardı. Yeniçeri Ağası: İstanbul’un güvenliğini sağlardı. Subaşı: Gündüzleri sivil halkın güvenliğini sağlardı. Asesbaşı: Geceleri sivil halkın güvenliğini sağlardı. Şehremini: İstanbul’un belediye hizmetlerine bakardı. Mimarbaşı: İzni olmadan bina yapılmazdı.
2. TAŞRA TEŞKİLATI Osmanlıda ülke eyalet, sancak, kaza ve köylere ayrılmıştır. EYALETLER Beylerbeyi denilen askeri yöneticiler tarafından yönetilirdi. Üçe ayrılırdı. Merkeze Bağlı Eyaletler (Saliyanesiz) Dirlik sisteminin uygulandığı eyaletlerdir. Eyaletin gelirleri dirliklere ayrılır maaş olarak asker ve görevlilere verilirdi. Bunlara “Yıllıksız Eyaletler” de denir. Bunlar Rumeli, Anadolu, Şam, Kars, Kıbrıs’ı sayabiliriz. Özel Yönetimli Eyaletler (saliyaneli) Gelirleri dirliklere bölünmez vali ve askerlere beli bir maaş verilirdi. Buna Saliyane denir. “Yıllıklı Eyaletler” de denir. Trablus, Mısır, Bağdat, Tunus, Cezayir’i sayabiliriz. Bu eyaletlerin vergi gelirleri İltizam yoluyla toplanırdı. İltizam, salyaneli eyaletlerin vergi gelirlerinin peşin para karşılığında Mültezim denilen kişilere geçici olarak satılmasıdır. Ekonominin zayıfladığı dönemlerde peşin paraya ihtiyaç duyulduğu için dirlik toprakları da İltizam toprağı haline getirtilmiştir. Bu durum dirlik sisteminin bozulmasına neden olmuştur. Bağlı Hükümet ve Beylikler Bunlar iç işlerinde serbest siyasi olarak Osmanlıya bağlı idiler. Yöneticilerini kendileri seçer fakat padişahın onayı ile atanırdı. Kırım, Eflak, Boğdan ve Hicaz’ı sayabiliriz. SANCAKLAR: Sancak beyleri yönetirdi. Belediye hizmetlerini Şehremini, şehir güvenliğini de Subaşı sağlar. KAZALAR: Kadılar yönetirdi. Subaşı güvenliğini sağlardı. KÖYLER: Köy kedhüdası yönetirdi. En küçük idari birimdir.
B – ORDU VE DONANMA Osmanlıda askeri sınıfa Seyfiyye denilirdi. Seyfiye Kara ve donanma olarak ikiye ayrılır. Kuruluş döneminde ordu boy ve aşiret kuvvetlerinden oluşuyordu. Osman Bey zamanında düzenli ordu yoktu. Orhan Bey zamanında sınırların genişlemesi üzerine Yaya ve Müsellem adıyla ilk düzenli ordu kuruldu. 1. Murta da Yeniçeri Ocağını kurdu. Önce Pençik Sistemi ile temin edilen küçük yaştaki Hıristiyan çocuklar Acemi oğlanlar Ocağına buradan da Yeniçeri Ocağına alınırdı. Ayrıca 1. Murat Kurduğu Tımar Sistemi ile Osmanlıya Tımarlı Sipahi adıyla bir güç daha katmıştır. 2. Murat da Devşirme Kanunu’nu çıkararak gayri Müslim ailenin çocukları asker olarak yetiştirilerek Kapıkulu ocaklarına asker buradan sağlandı. 1- KAPIKULU ASKERLERİ (HASSA ORDUSU) Devşirme olup devletten maaş alan başta İstanbul olmak üzere belli merkezlerde istihdam edilen ve doğrudan padişaha bağlı askerlerdir. KAPIKULU PİYADELERİ (YAYALAR) 1- ACEMİ OĞLANLAR OCAĞI Devşirme sistemine göre Hıristiyan ailelerden alınan küçük çocuklar Türk ailelerinin yanına verilmiş. Kültürel eğitim tamamlandıktan sonra Acemi oğlanlar ocağında toplanmışlardır. Buradaki zekiler Enderun’a diğerleri Kapıkulu ocaklarına gönderilirdi. 2- YENİÇERİ OCAĞI 1. Murat kurmuştur. Devletin en gözde askeri sınıfıdır. 3. Murat zamanında kanun dışı alımlar ocağın disiplinini bozmuştur. Önceleri hizmet ederken devleti sömürür hale gelmiştir. 1826’da 2. Mahmut ortadan kaldırmıştır. 3-CEBECİ OCAĞI Silahların bakim ve onarımını yapan, cephaneyi hazırlayan sınıftır. 4- TOPÇU OCAĞI: Top ve top malzemeleri üreten ve kullana sınıftır. Top ilk defa 1. Murat zamanında 1. Kosova Savaşında kullanılmıştır. 5- TOP ARABACILARI OCAĞI: Topları cepheye taşıyan sınıftır. 6- HUMBARACI OCAĞI: Bomba yapan ve kullanan sınıftır. 7- LAĞIMCI OCAĞI: Kale kuşatmalarında kanallar kazarak patlayıcı yerleştiren sınıftır. KAPIKULU SÜVARİLERİ Seçme askerlerden oluşur. Padişahın muhafız birliğidir. Altı bölüktür. 1- Sipahiler 2- Silahtarlar 3- Sağ ulufeciler 4- Sol ulufeciler 5- Sağ garipler 6- Sol garipler 2- EYALET ASKERLERİ Tamamen Türklerden oluşur. Cebelu denilen bu atlı askerlerin tüm masrafları dirlik sahibi (sipahi) tarafından karşılanırdı. Savaş zamanı savaşır, barış zamanı bulundukları yerde güvenliği sağlarlardı. 3- DONANMA Osmanlı Orhan Bey zamanında ilk defa donanma sahibi olmuştur. İlk büyük deniz savaşını 1. Mehmet Çelebi zamanında 1416 da Venedik ile yapmış ve kaybetmiştir. Fatih zamanında kurulan donanma Karadeniz ve Ege’nin Osmanlı hâkimiyetine girmesinde önemli rol oynamıştır. Türk denizciliği en parlak devrini Kanuni zamanında yaşamış ve Akdeniz hâkimiyeti gerçekleşmiştir. Haçlılar 1571 de inebahtı Savaşı ile Osmanlı donanmasını yok etmiş fakat yeni donanma kurularak toparlanılmıştır. Çeşme, Nevarin ve Sinop baskınlarında Rus donanması Türk donanmasını imha etmiş ve Osmanlı donanmasının toparlanması mümkün olmamıştır. NOT:1866 da Bahriye Nezareti kurularak donanma bu bakanlığa bağlanmıştır. Abdülaziz döneminde (1861–1876) donanma güçlendirilmeye çalışılmış fakat istenilen seviyeye getirememiştir. C – TOPRAK SİSTEMİ Osmanlıda halkın elindeki toprakların tamamı halka aitti. Tasarruf hakkı toprak sahibine aitti. Osmanlıda toprak dörde ayrılır 1- MÜLK ARAZİ: Tamamıyla halka ait topraklardır. Her türlü tasarruf hakkı sahibine aittir ikiye ayrlır. Öşriyye: Osmanlıda Müslümanların elindeki topraklardır. Haraciyye: Osmanlıda gayrı Müslimlerin elindeki topraklardır. 2- VAKIF ARAZİ: Gelirleri cami, medrese, hastane gibi hizmet veren kuruluşların masrafları için ayrılan topraklardır. Alınıp satılamaz ve vergiden muaftır. 3- MİRİ ARAZİ: Devlete ait topraklardır. Ekilip-biçilip işlenmesi için kişilere bırakılmıştır. Şu bölümlerden oluşur. A – DİRLİK: Geliri maaş karşılığı devlet memurlarına ve askerlere verilen topraklardır. GELİRLERİNE GÖRE DİRLİK ÜÇE AYRILIR. HAS: Yıllık geliri 100.000 akçe ve üzeri olan topraklardır. Padişah, Şehzade, divan üyeleri ve yüksek rütbeli memurlara verilirdi. ZEAMET: Yıllık geliri 20.000 ile 100.000 akçeye kadar olan topraklardır. Orta dereceli devlet memurlarına (Kadı, Sancak Beyi, Müderris) verilirdi. TIMAR: Yıllık geliri 3.000 ile 20.000 akçeye kadar olan topraklardır. Tımar sahipleri yıllık 3.000 akçeyi kendi geçimleri için ayırıyorlardı. Buna Kılıç Tımarı denir. Geri kalan her 3.000 akçe için bir Cebelu (asker) yetiştiriyordu. TIMAR ÜÇE AYRILIRDI. Eşkinci Tımarı: Savaşta yaralılık gösteren askerlere verilirdi. Mustahfaz Tımarı: Cami imamı ve hatiplere verilirdi. Hizmet Tımarı: Saray görevlilerine verilirdi. Dirlik Sisteminin Uygulanmasıyla 1- Devlet üretimi denetim altına almış ve sürekliliğini sağlamıştır. 2- Eyalet askerleri buradan yetişmiş her zaman savaşa hazırdırlar. 3- Araziden daha iyi yararlanılarak, askerin masrafının azaltılmasıyla hazinenin yükü hafiflemiştir. 4- Tımar sistemi ile devlet vergi toplamaktan kurtulmuştur. 5- Ülkeye yayılan askerler devlet otoritesini köyde bile sağlamıştır. NOT: Osmanlıda köylünün geçimi tarım ve hayvancılıktı. Tarım politikasını Tımar sistemi belirlerdi. Bu sistemde toprağın mülkiyeti devlete, işleme hakkı köylüye, vergisi de sipahiye aitti. Köylü toprağı sürekli işleme hakkına sahip olmak için bazı kurallara uymak zorunda idi. Köylünün Uyması Gereken Kurallar 1- Nedensi toprağı terk edemezdi. 2-Toprağı sebepsiz üç yıl boş bırakırsa toprak elinden alınırdı. 3- Öşür ve diğer vergileri sipahiye ödemek zorundadır. Sipahinin Köylüye Karşı Yükümlülükleri 1- Köylünün güvenliğini sağlamak 2- Üretim araçları temin etmek 3- Tohum ve Gübre ihtiyacı için köylüye yardımcı olmak4- Köylünün vergisini kolaylıkla ödemesini sağlamak B – YURTLUK Sınır boylarındaki akıncı beylerine verilen topraklardır. Sınır güvenlik masrafları bu topraklardan sağlanırdı. C – OCAKLIK Tersane ve kale giderlerini karşılamak amacıyla ayrılan topraklardır. D – MUKATAA Geliri doğrudan devlet hazinesine ayrılan topraklardır. MALİYE Osmanlıda mali işlerden defterdar sorumludur. Para birimi akçedir. Fatih döneminde para olarak altın kullanılmıştır. Devletin zengin olmasında Baharat ve İpek Yollarının ele geçirilmesi ve büyük fetihlerin yapılmasıdır. DEVLETİN BAŞLICA GELİRLERİ 1- VERGİLER ŞER’İ VERGİLER: Dini vergilerdir. ÖŞÜR: Müslüman Çiftçilerden alınan onda bir ürün vergisidir. HARAÇ: Gayrı Müslimlerden alınan onda bir ürün vergisidir. CİZYE:: Baş vergisi de denir. Sadece askerlik yapabilecek olan Gayri Müslim erkeklerden alınan sosyal güvenlik ve himaye vergisidir. ÖRFİ VERGİLER: Padişahın iradesiyle toplanan vergilerdir. Raiyet Rusumu da denilen bu vergiler gelire göre toplanırdı. RESM-İ ÇİFT: Çiftçinin toprakları karşılığı alınan vergidir. Vergi miktarı toprağın büyüklüğü ve evli-bekâr olmasına göre belirlenir. İSPENÇE: Gayri Müslimlerden toprakları karşılığı alınan vergidir. ÇİFTBOZAN: toprağını mazeretsiz terk eden veya üç yıl boş bırakan çiftçilerden alınırdı. AĞNAM: Hayvan vergisidir. Sipahiler hayvan sayısına göre vergiyi belirler ve toplardı. BAC-İ BAZAR: Pazaryerlerinden alınan vergidir. AVARIZ VERGİSİ: olağanüstü hallerde halktan alınan vergidir. DİĞER GELİRLER: Savaşlardaki Ganimetler, tuz, orman, maden, gümrük ve bağlı beylik ve devletlerden alınan vergiler de vardır. 2.DEVLETİN GİDERLERİ Devletin gelirleri Hazine-i Amire de toplanır ve harcama buradan yapılırdı. Bu harcamalar bayındırlık hizmetleri, askeri harcamalar ve memur maaşlarıdır. Bütçe fazlası da Hazine-i Hassa’ya aktarılırdı. 3.ESNAF TEŞKİLATI (LONCA) Osmanlıda esnafların Lonca teşkilatı vardı ve buraya üye olarak loncanın denetimi ve koruması altında girerdi. 13. ve 14 yy da Ahi olarak kurulmuş bu teşkilat Osmanlıda Lonca adını almıştır. 16. yy a kadar Müslüman ve Hıristiyan esnaflar aynı loncaya üye olurken sonra loncalar ayrılmıştır. Loncaların Görevleri 1- Ürünlerin kaliteli yapılmasını sağlamak ve fiyatları belirlemek 2- Esnafla yönetim arasındaki ilişkileri düzenlemek 3- Üyelerin zararlarını karşılamak ve kredi vermek 4- Halka mesleki eğitim vermek EĞİTİM VE ÖĞRETİM Osmanlıda yaygın ve temel eğitim kurumu medreselerdir. İlk Orhan Bey zamanında kurulmuştur. Fatih devrinde Sahn-ı Seman ve Kanuni devrinde Süleymaniye medreseleri kurularak en parlak devrini yaşadı. Hem dini hem de fen ilimleri okutulurdu. Kuruluş döneminde ilim öğrenmek için Suriye, Irak ve Mısır’a gidilirken 2. Murat ve Fatih zamanında Osmanlı ilim merkezi olmuştur. Fatih’in ilim adamına saygılı olması ve değer vermesi ile bu dönemde bilim hayatında önemli gelişmeler oldu. Fatih külliyesi devrin en büyük bilim adamlarını bir araya getirdi. Medreseler dışında tekke, dergâh, lonca, cami, sıbyan mektebi ve Enderun da eğitim yapılırdı. KÜLTÜR VE SANAT Kültür, bir milletin sahip olduğu değerlerin tümüdür. Türk Kültürünü, Türkleşen Anadolu, Ahiler, gaziler, esnaf ve sanatkârlar, İslam dini, padişahların kültür politikaları, Türk örf ve geleneği meydana getirmiştir. Osmanlı teşkilatları Selçuklulardan almıştır. Osmanlı müesseselerinde İlhanlı ve Memluk etkisi görülür. 13. yy da Bizans sınırında yaşayanlar buradaki kültürleri de almışlardır. Osmanlının son dönemlerinde batı kültürüyle tanışılmış19. yy da yeni tarz ve değerler gündeme gelmiş çağdaşlaşma kültüre yansımıştır. Osmanlı sanat olarak minyatür, seramik, çinicilik ve özellikle mimaride gelişmiştir. Klasik Osmanlı mimarisi fatih zamanında doğmuştur. Osmanlı mimarisi dini, sivil ve askeri mimari olarak üçe ayrılır. Klasik dönemin en önemli eserlerini Mimar Sinan Çıraklıkta Şehzade başı, Kalfalıkta Süleymaniye ve Ustalıkta da Selimiye camiini yapmıştır. Osmanlı klasik mimari tarz lale devrinde önemini kaybetmiş ve Avrupa’nın etkisi başlamıştır. Lale devrinden itibaren Türk Barok ve Rokoko mimari tarz uygulanmıştır(1740–1808).19 yy da batı kaynaklı Ampir üslubu Türkiye’ye girdi.(1808–1860) Ayrıca seçmeci (eklektik) hâkim oldu ve batı tarzına tepki olarak milliyetçilik ön plana çıktı. Avrupa seçmeciliğin yerini Osmanlı mimarisi aldı ve Neo-klasik dönem başlamış oldu.(1900–1925) DİL VE EDEBİYAT Osmanlı Arap alfabesini kullanmıştır. Devletin resmi dili ise Türkçedir. Dil ve bilim dili Arapça edebi dil ise Farsçadır. Arapça, Farsça ve Türkçenin birleşmesinden Osmanlıca ortaya çıkmıştır. HUKUK Osmanlıda Örfi ve Şer’i iki hukuk uygulanırdı. Şer’i hukukun kaynağı İslam dini, Örfi hukukun kaynağı Türk toplumunun İslamla çelişmeyen gelenekleridir. Osmanlı Gayri Müslimlerin kendi dini hukuk kurallarına uygulama serbestliği getirmiştir. Farklı hukuk kurallarının uygulanması Osmanlıda hukuk birliğinin olmadığını gösterir. TOPLUM YAPISI Osmanlının kuruluş döneminde toplum daha çok Müslüman Türklerden oluşuyordu. Sınırların genişlemesi sonucu çok uluslu bir duruma gelmiştir. Bu yıkılışa kadar devem etmiştir. Osmanlı idari açıdan yönetenler ve yönetilenler olmak üzere ikiye ayrılır. 1. YÖNETENLER Padişahın kendilerine dini, askeri ve idari yetki verdiği devlet memurlarıdır. Bunlar SARAY HALKI: Padişah ve ailesinden oluşurdu. SEYFİYE: Yönetim görevi olan askerlerdir. Sadrazam, vezirler, beylerbeyi ve sancak beyi gibi. İLMİYYE: İlimle meşgul olan kilerden oluşurdu. Devlet adamlarını yetiştirmek ile ilgilenirlerdi. Şeyhülislam, Kazasker, kadı ve Müderrisler gibi. KALEMİYYE: Osmanlının üst seviyeli bürokratlarından oluşurdu. Defterdar ve Nişancı bu gruptandır. 2. YÖNETİLENLER Osmanlıda yönetime katılmayan geçimini tarım ve ticaretle sağlayan ve vergi veren gruptur. Bunlara Raiyet veya Reaya da denir. MESLEKLER AÇISINDAN OSMANLI TOPLUMU TÜCCARLAR: Ticaretle uğraşan kişilerdir. KÖYLÜLER: Şehir dışında oturan geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan kişilerdir. ESNAF: Osmanlıda 225 farklı meslek sahibi vardı. Esnaflar iş kolları ile ilgili maddeleri işleyerek üretim yapıyor ve bunların satışıyla meşgul oluyorlardı. Esnaflar Loncalar şeklinde teşkilatlanmıştır. NOT: Osmanlı Müslüman Gayri Müslim diye iki gruba ayrılır. Osmanlıda Yatay Hareketlilik yani bir toplumun köyden şehre ya da Bir bölgeden başka bir bölgeye gidip gelmesidir. Dikey Hareketlilik ise bir toplumda meslek grupları arasındaki geçişi ifade eder. Osmanlıda Kast sistemi gibi bir sınıf ayrımı görülmemiştir. |
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 09 Ocak 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Teknoloji ve Tasarım |
| Burçlar |
| Öğretmen-Döküman |