






Tarih Notları
Osmanli Dagilma Devri | Osmanli Dagilma Devri |
|
|
|
| Yazar Baba Tarihci | |
| Perşembe, 10 Ocak 2008 | |
|
19. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİDAĞILMA DEVRİ (1792–1918) Dağılma Devri Padişahları 3. Selim (1787–1807) 4. Mustafa (1807–1808) 2. Mahmut (1808–1839) Abdülmecit (1839–1861) Abdülaziz (1861–1876) 5. Murat (1876–1876) 2. Abdülhamit (1876–1909) 5. Mehmet Reşat (1909–1918) Mehmet Vahdettin (1918–1922) 19 YY BAŞLARINDA GENEL DURUM Osmanlı devlet adamları bu dönemde diğer dönemlere nazaran daha köklü ıslahat girişimlerinde bulunmuşlardır. 19. yy da Osmanlıyı Zor Durumda Bırakan Gelişmeler Şunlardır. 1- Fransız İhtilali ile Milliyetçilik hareketlerinin Balkanları ve Ermenileri etkilemesi 2- Sanayi inkılâbı ile büyük devletlerin sömürge ve pazar arayışına Osmanlı topraklarında girişmesi 3- Osmanlının gelişmeleri takip edememesi sonucu askeri ve ekonomik yönden zayıflamış olması Osmanlı Bunlara Karşı Şu Siyasetleri Uygulamıştır. 1- Devlette askeri, hukuki, ekonomik, idari, eğitim ve giyim-kuşamda bile Avrupa tarzı ıslahat yapılmış. 2- Sınır bütünlüğünü korumak ve etkinliği artırmak için devletlerarası ilişkilerde denge siyaseti izlemiştir. NOT: Bütün bu çabalar Osmanlının ömrünü biraz daha uzatmış, dağılmasını engelleyememiştir. A – SİYASİ GELİŞMELER 1- 1806–1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması 1804 de Napolyon kendini Fransa imparatoru ilan ederek Avrupa’ya savaş açmış ve Avusturya ve Rusya’yı yenmiştir. İngiltere ve Rusya’nın toprak bütünlüğünü değiştirmek istediğini bilen Osmanlı yeni Fransız yönetimini tanıyarak boğazları Rusya’ya kapatmıştır. Fakat dış baskılar sonucu açmak zorunda kalmıştır. Osmanlı Fransa ile yakınlaşma güvencesi ile Rus yanlısı Eflak ve Boğdan beylerini görevden aldı. Rusya’da Osmanlıya savaş açtı (1806). Ruslar Eflak ve Boğdan’ı işgal etti. İngiltere de Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul önlerine geldi ve Osmanlıdan Fransa ile ilişkilere son vermesini, Eflak-Boğdan’ı Rusya’ya Çanakkale İstihkâmlarını ise İngiltere’ye vermesini istedi. İstekleri olmayınca geri dönerken topçular İngiliz donanmasına kayıplar verdirdi. İngiltere zararı karşılamak için İskenderiye’ye saldırdı. Mehmet Ali Paşanın karşı koymasıyla çekilmek zorunda kaldı (1807) Tam bu sırada Kabakçı isyanı sonucu 3. Selim indirilerek 4. Mustafa padişah oldu. Alemdar Mustafa Paşa saraya baskın düzenleyerek 3. Selim’i tekrar tahta geçirmek istedi. Fakat 3. Selim’in öldürüldüğünü görünce 2. Mahmut’un tahta geçmesini sağladı (1808) Osmanlıda bu olaylar olurken Napolyon Rusya ile anlaşarak Rusya’nın Eflak ve Boğdan isteklerini kabul edince Rusya Fransa ile savaşa son verdi. Bunun üzerine Osmanlı ile İngiltere arasında, Fransa ile Rusya’ya karşı 1809 da KALA – İ SULTANİYE Antlaşması imzalandı. Osmanlı ordusu ve donanmasının yetersizliği ve Fransa’nın sürekli taraf değiştirmesi sonucu yenilgiyi kabul ederek Rusya ile 1812 de BÜKREŞ Antlaşması imzaladı. Antlaşmaya göre 1- Besarabya Rusya’ya bırakılacak 2- Eflak ve Boğdan Osmanlıya geri verilecek 3- Prut Nehri ile Tuna Nehri iki devlet arasında sınır olacak 4- Sırplara iç işlerinde bazı imtiyazlar verilecek 5- Osmanlı Bosna ve Eflâk’tan iki yıl vergi almayacak NOT: Osmanlı ilk defa bu antlaşmayla kendi içindeki bir azınlığa ayrıcalıklar vermiştir. Bu durum diğer azınlıkları cesaretlendirmiş, özellikle Rumların isyanını hızlandırmıştır. B – OSMANLIDA MİLLİYETÇİLİK HAREKETLERİ Osmanlıda Milliyetçi İsyanlara Ortam Hazırlayan Etkenler 1- Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik düşüncesi 2- Panslavizm politikası ile Rusya’nın Balkan halkını kışkırtması 3- Osmanlı merkez otoritesine duyulan güvenin azalması 4- Balkan topraklarının savaşlarda sürekli el değiştirmesi 5- Bazı yöneticilerin halka baskı yapması SIRP İSYANI Osmanlıda milliyetçilik düşüncesiyle isyan eden ilk topluluk Sırplardır. 1- Milliyetçilik akımı 2- Sırp topraklarının sürekli el değiştirmesi 3- Avusturya, Rusya ve Fransa’nın Sırpları desteklemesi 4- Yöneticilerin halka baskı yapması NOT: 1804 de Kara Yorgi önderliğinde Sırplar ayaklandı. Osmanlı bu sırada 1806–1812 Osmanlı-Rus savaşı nedeniyle müdahalede gecikti. 1812 de Bükreş Antlaşması ile Sırplara ayrıcalık verilerek isyan geçici olarak bastırıldı. Sırplar Miloş Obronoviç ile tekrar ayaklanınca Osmanlı Miloş Obromoviç’i Sırp prensi ilan ederek Rusya’nın Osmanlı iç işlerine müdahalesini engelledi. Fakat Sırp isyanı yeniden başladı.1829 EDİRNE Antlaşması ile Sırplara özerklik verildi. 1878 BERLİN Antlaşması ile de bağımsız oldular. YUNAN İSYANI Osmanlıda Mora da genelde ticaret yapan Rumlar vardı. 1- Milliyetçilik akımının yaygınlaşması 2- Rusların kışkırtması 3- Ticaretle zenginleşen Rumların Osmanlıya ekonomik bağımlılıklarının kalması 4- Filik-i Eterya Cemiyetinin kurulması 5- Avrupalıların Yunan kültürüne hayranlık duymaları ve Rumları desteklemeleri NOT: Rumları ilk isyanı 1820 de Eflâk’ta çıktı. Eflak Halkından yeterli destek alamadıkları için Osmanlı isyanı bastırdı. Rumlar 1821 de Mora da isyan çıkardılar. 2. Mahmut isyanı bastırmak için Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşadan yardım istedi. Mısır ve Osmanlı donanması Rumları zor durumda bıraktı. Çıkarları zedelenen Rusya, İngiltere ve Fransa Osmanlıya Mora’dan çekilmesini istedi. Osmanlı kabul etmeyince Rus, İngiliz ve Fransız donanması Osmanlıya karşı harekete geçerek 1827 de Navarin’de Mısır ve Osmanlı donanmalarını imha etti. Osmanlı donanma için tazminat isteyince Fransa Mora ya asker çıkardı. İngiltere Mısır donanmasını İskenderiye Limanına taşıdı. Bundan yaralanan Rusya Osmanlıya savaş açtı. 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı Osmanlı ağır bir yenilgi aldı. Bu yenilgide kaldırılan yeniçeri ocağının yerine kurulan yeni ordunun henüz savaşa hazır olmaması etkili olmuştur. Rusların Erzurum ve Edirne’ye ilerlemesi üzerine Osmanlı ile Rusya arasında 1829 EDİRNE Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre 1- Mora da bağımsız Rum devleti kurulacak 2- Eflak ve Boğdan’a imtiyazlar verilecek 3- Sırbistan’a özerklik tanınacak 4- Rus ticaret gemileri İstanbul ve Çanakkale Boğazından serbestçe geçebilecek 5- Tuna Nehri ağzındaki adalar Rusya’ya verilecek NOT: Yunanistan milliyetçi isyanlar sonucu bağımsız olan ilk devlet oldu. Rumların daha önce bağımsız olmasının sebebi Rum isyanının Avrupalı devletlerce desteklenmesidir. NOT: Mora’nın kaybedilmesi Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşanın isyan etmesine ortam hazırlamıştır. C – CEZAYİR’İN FRANSA TARAFINDAN İŞGAL EDİLMESİ Mora isyanında Osmanlı donanmasının yetersizliği ortaya çıkmıştı. Bundan yaralanan Fransa 1830 da Cezayir’i işgale başladı. Bu işgali 1847 de tamamlamış Osmanlıda bunu kabul etmek zorunda kalmıştır. NOT: Osmanlının Kuzey Afrika’da kaybettiği ilk toprak Cezayir’dir. D – MISIR SORUNU VE MEHMET ALİ PAŞA İSYANI 1798 de Mısır’ın Fransız tarafından işgal edilmesi sırasında bölgeye gönderilen gönüllü birlikler arasındaki Mehmet Ali Paşa Mısır’da ayaklanarak yönetimi ele geçirdi. Osmanlı bunu kabullenerek onu Mısır valisi olarak atadı. Mehmet Ali Paşa Mısır’da baskı uygulayan Kölemen ailesinin baskısına son vererek halkın sevgisini kazandı. 1806 da Mısır’a saldıran İngiliz donanmasını püskürtmesi ve Hicaz’daki isyanı bastırması Osmanlının Mehmet Ali Paşaya güvenlerinin artmasını sağlamıştır. Bunun etkisiyle 1820 de Mora da çıkan isyanda 2. Mahmut Kavalalıdan yardım istemiştir. Kavalalı donanma göndermiş fakat Mısır valiliği yanında Mora ve Girit valiliğini de istemiştir. 2. Mahmut bunu reddedince Kavalalı Osmanlıya karşı isyan etmiştir. Kavalalı oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır ordusunu Suriye'ye gönderdi. Burada Osmanlıyı yenen bu ordu Kütahya’ya kadar ilerledi. Bu sırada İngiltere ve Fransa’dan yardım alamayan Osmanlı Rusya’dan yardım istedi. Rusya yardım için İstanbul’a donanma gönderince İngiltere ve Fransa arabuluculuk yaparak Kavalalı isyanını durdurmuşlar ve Osmanlı ile Mehmet Ali Paşa arasında 1833 de KÜTAHYA Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre 1- Mehmet Ali Paşaya Mısır’ın yanında Suriye valiliği verildi. 2- Kavalalının oğlu İbrahim Paşaya da Cidde ve Adana valiliği verildi. Antlaşmanın Önemi 1- Mısır sorunu geçici olarak çözümlenmiş Osmanlı Kavalalının isteklerini kabul etmiştir. Kavalalı cesaretlenerek Fransa’nın da yardımıyla bağımsızlığın yollarını aramaya başlamıştır. 2- Osmanlı ordusunun güçsüzlüğünü gören 2. Mahmut yeni bir ittifak arayışına girmiştir. 3- İngiltere ve Fransa Rusya’nın Osmanlı ve Boğazlar üzerinde ayrıcalık elde etmemesi için antlaşmada arabulucu olmuşlardır. 4- Osmanlının bir iç sorunu olan Mısır sorunu Avrupalı devletlerin karışmasıyla dış sorun haline gelmiştir. 1833 HÜNKÂR İSKELESİ Antlaşması 2. Mahmut İngiltere ve Fransa’nın çıkarcı tutumlarından dolayı Rusya ile ittifak yapmaya karar verdi ve Osmanlı ile Rusya arasında Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre 1- Osmanlı saldırıya uğrarsa Rusya ordu gönderecek ama masrafları Osmanlı tarafından karşılanacak 2- Rusya’ya saldırı olursa Osmanlı boğazları kapayacak 3- Antlaşma 8 yıl yürürlükte kalacak Antlaşmanın Önemi 1- Rusya’nın Karadeniz’deki güvenliği artmıştır. 2- Denge siyaseti uygulayan Osmanlı saldırılara karşı kendini güvence altına almıştır. 3- Bu antlaşma Boğazlar Sorununun çıkmasına neden olmuştur. 4- Osmanlı son kez bu antlaşmada boğazlardaki egemenlik hakkını tek başına kullanmıştır. 5- İngiltere ve Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki çıkarları tehlikeye düştü. 6- Bu antlaşmayla İngiltere Osmanlıya bir saldırı olmamasına yönelik bir politika izlemiştir. 1838 BALTALİMANI TİCARET Antlaşması Osmanlı Hünkâr İskelesi Antlaşması ile sınırlarını güvence altına aldıktan sonra İngiltere ve Fransa’yı tamamen küstürmek istemiyordu. Fransa Kavalalı’yı destekliyor ve Doğu Akdeniz’de onun gücünü kullanmak istiyordu. İngiltere’nin ise Osmanlının varlığını devam ettirmesi çıkarlarına uygundu. İngiltere Osmanlının içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak 1838 Balata limanı Antlaşmasını imzalamayı başardı. Bu antlaşma ile İngiliz malları Osmanlı pazarına girmesi kolaylaştı. Osmanlı İngilizler için açık Pazar haline geldi. Osmanlı İngiltere’ye ekonomik ayrıcalık vererek her hangi bir sorunda desteğini almak istemiştir. 1840 Londra Konferansı Kavalalı Fransa’dan aldığı destekle 1839 da yeniden ayaklandı. NİZİP SAVAŞINDA Osmanlıyı yendi. Bu sırada 2. Mahmut öldü ve yerine Abdülmecit geçti. Osmanlı Mısır ordusunu durduracak güçte değildi. Bu yüzden Hünkâr İskelesi Antlaşması gereği Rusya yardım edecekti. Fakat İngiltere bunun önüne geçmek ve Mısır Sorununu Fransa hariç İngiltere, Prsuya, Rusya, Avusturya ve Osmanlının katıldığı 1840 Londra Konferansında çözmek için topladı. 1- Mısır valiliği babadan oğla geçmek kaydıyla Kavalalı’ya ve oğullarına verilecek 2- Adana ve Suriye valilikleri kavalalı ve oğlu İbrahim paşadan geri alınacak3- Mısır’da vergiler Osmanlı adına toplanacak ve dörtte biri İstanbul’a gönderilecek Antlaşmanın Önemi 1- Kavalalı Fransa’ya güvenerek bu antlaşmayı kabul etmek istemedi. Fakat İngiliz ve Osmanlı donanması Mısır’ı ablukaya alması üzerine antlaşmayı kabul etmek zorunda kalmıştır. 2- Bu antlaşma ile Mısır Sorunu kesin olarak çözümlenmiştir. 3- İngiltere Doğu Akdeniz çıkarlarını korumayı başarmıştır. 4- Rusya’nın Osmanlıya yardım ederek boğazlar üzerinde yeni ayrıcalıklar elde etmesi önlenmiştir. 5- Osmanlının toprak bütünlüğünü tek başına koruyamayacağı bir kez daha görülmüştür. Bu durum Avrupalıların Osmanlının iç işlerine karışmasını kolaylaştırmıştır. 6- Osmanlı bu isyan sırasında Avrupa devletlerinin yardımını almak için Tanzimat Fermanını ilan etmiştir.
E – BOĞAZLAR SORUNU Osmanlının 1833 de Rusya ile Hünkâr iskelesi Antlaşmasının boğazlar ile ilgili maddesi Boğazlar Sorununun çıkmasına neden olmuştur. Rusya bu antlaşmayla İngiltere ve Fransa’dan daha üstün bir konuma gelmiştir. 1841 de antlaşmanın süresinin dolması üzerine İngiltere ve Fransa Boğazlar Sorununu görüşmek üzere Londra’da uluslar arası bir konferans düzenlediler. 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi Osmanlı, İngiltere, Fransa, Prusya ve Avusturya katılmıştır. Bu sözleşmede 1- Boğazlar Osmanlı egemenliğinde olacak 2- Savaş zamanında boğazlar savaş gemilerine kapalı olacak3- Bu durum Avrupa devletlerinin garantisinde olacak Antlaşmanın Önemi 1- Boğazlar uluslar arası bir statü kazanmıştır. 2- Osmanlının boğazlardaki Mutlak ( tek başına) egemenliği sona ermiştir. 3- Rusya Hünkâr İskelesi Antlaşması ile elde ettiği üstünlüğü kaybetmiştir.4- Bu antlaşmadan en karlı çıkan İngiltere ve Fransa olmuştur. F – MÜLTECİLER SORUNU Avusturya, 1848 de Avusturya’daki Macarlara haklarını vermeyip Macaristan’ı işgal etti. Macarlar Avusturya’ya savaş açınca Avusturya Rusya ile ittifak yaptı. Baskıya dayanamayan Macar ve Leh halkı göç ederek Osmanlıya sığındı. Avusturya ve Rusya mültecileri istedi fakat Osmanlı vermedi. Osmanlı mültecilerin durumunu anlatan bir rapor hazırlayıp Avrupa Kamuoyuna sundu. Bu hareketle Osmanlı Avrupa’nın sempatisini kazandı. Avrupa’da Osmanlı lehine gösteriler yapıldı. İngiltere ve Fransa Osmanlıdan yana tavır koyunca Avusturya ve Rusya isteklerinden vazgeçti. Mültecilerden isteyenler tekrar ülkelerine döndüler. NOT: Macar mülteciler sorununda Osmanlının sergilediği tavır 1853 de Kırım Savaşında İngiltere ve Fransa’nın Osmanlının yanında yer almasında etkili olmuştur.
G – KIRIM SAVAŞI (1853–1856) Nedenleri 1- Rusya’nın Osmanlının güçlenmesini ve Avrupa’dan destek almasını istememesi 2- Rusya’nın boğazlardaki etkinliğini artırarak sıcak denizlere inmek istemesi 3- Rusya’nın Kutsal Yerler Sorunu çıkararak Osmanlıya yaptırım uygulamak istemesi 4- Osmanlıya resmi ziyarette Rus prensi Mençikof’un Osmanlıyı küçük düşürücü hareketlerde bulunması NOT: Rusya’nın Osmanlı Ortodoksları için ayrıcalık istemesi ve baskı yapması ilişkileri gerdi ve 1853 de Osmanlıya savaş açtı. Eflak ve Boğdan’ı işgal etti. Bunun üzerine İngiliz ve Fransız donanması Osmanlıya destek için İstanbul Boğazına geldi. Rusya İngiltere ve Fransa’nın 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesine uymadığını ileri sürerek misilleme olarak Sinop’taki Osmanlı filosunu yaktı. Sinop baskınından sonra İngiltere ve Fransa Osmanlı savaşa girdi. Daha sonra Avusturya ve Piyemonte (İtalya) de Osmanlı yanında savaşa girdi. Müttefikler Rusya’yı barışa zorlamak için Kırım’a asker çıkardı ve Sivastopul’u aldılar. Bu sırada Çar 1. Nikola ve Prens Mençikof’un ölmesi üzerine yeni çar yenilgiyi kabul etti. 1856 da Osmanlı İngiltere, Avusturya, Prusya, İtalya ve Rusya’nın katıldığı Paris Konferansı toplanarak Paris Antlaşması imzalandı. 1856 PARİS ANTLAŞMASI 1- Osmanlı Avrupa devleti sayılacak ve Avrupa hukukundan yaralanacak 2- Osmanlını toprak bütünlüğü Avrupa’nın garantisinde olacak Antlaşmanın Önemi 1- Osmanlının topraklarını koruyamayacağı anlaşılmıştır. 2- İngiltere ve Fransa Osmanlı üzerindeki çıkarlarını korumuştur. 3- Karadeniz tarafsız hale gelecek sadece ticaret gemilerine açık olacak Osmanlı ve Rusya Karadeniz’de donanma ve tersane bulundurmayacaktı. 4- Osmanlı savaştan galip çıkmasına rağmen bu madde ile askeri sınırlamaları kabul etmiş ve yenik devlet durumuna düşmüştür. 5- Bu madde ile Karadeniz’de İngiltere ve Fransa lehine düzenlemeler yapıldı. 6- iki tarafta aldıkları yerleri geri verecek 7- Osmanlı aldığı Sivastopul’u geri vermiştir. 8- Boğazlar konusu 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesindeki gibi kalacak 9- Boğazlardaki uluslar arası statü devam etmiştir. 10- Eflak ve Boğdan’a yeni ayrıcalık tanınacak. Bu beyliklerin ve Sırbistan’ın hakları Avrupa’nın garantisi altında olacak. Avrupalılar bu madde ile Osmanlının iç işlerine karışarak egemenlik haklarını sınırlandırmıştır. 11- Tuna Nehri’nde ulaşım serbest olacak 12- Osmanlının Islahat Fermanını ilan ettiği için Avrupalılar Osmanlının İç işlerine karışmayacak. Avrupalılar Islahat Fermanını kullanarak Osmanlının iç işlerine karışmışlardır. Kırım Savaşının Sonuçları 1- Rusya’nın güneye inmesi önlenmiş. Rusya’da Asya’da genişleme politikasına yönelmiştir. 2- Islahat Fermanı ile Rusya’nın Osmanlındaki Ortodokslar ile ilgili söz söyleme hakkını kaybetmiştir. 3- Osmanlı ilk defa bu savaş sırasında dış borç almıştır. 4- Piyemonte bu savaşta İngiltere ve Fransa’nın desteğini alarak 1870 de siyasi birliğini sağlamayı başarmıştır. 5- Osmanlı ilk defa bu konferans da kapitülasyonların kaldırılmasını gündeme getirmiş, fakat başaramamıştır.
H – PARİS ANTLAŞMASI SONRASI AVRUPA’DAKİ GELİŞMELER 1856 Paris Antlaşması ile Avrupa devletleri Rusya’nın Balkanlara doğru genişlemesini önlemiştir. Bunu da İngiltere, Fransa, Avusturya, Prusya ve Piyemonte ile birlikte kolayca yapmıştır. 1870 Londra Konferansı 1870 de İtalya ve 1871 de Almanya’nın siyasi birliğini kurması Avrupa devletlerinin aralarını açmış ve dengelerin bozulmasına neden olmuştur. Fransa Alsas-Loren’i Almanya’ya Avusturya’da bazı toprakları İtalya’ya bırakmak zorunda kaldı. Almanya sanayisini geliştirerek İngiltere ve Fransa ile her alanda rekabet edecek duruma geldi. Rusya Avrupa devletlerinin bu rekabetinden yaralanarak Karadeniz’in tarafsızlığını kabul etmediğini duyurmuş ve Boğazlar ve Karadeniz ile ilgili 1871 de Londra Konferansının toplanmasını sağlamıştır. Şu kararlar alınmıştır. 1- Paris Antlaşmasının Rusya Karadeniz’de tersane ve donanma bulundurmayacak maddeleri ortadan kaldırılacak 2- Boğazların savaş durumundaki kapalı olması devam edecek 3- Karadeniz bütün devletlerin ticaret gemilerine açık olacak NOT: Rusya Karadeniz’de donanma bulundurma hakkını tekrara elde etti. Osmanlıdan daha güçlü bir duruma geldi ve Osmanlı topraklarını parçalamak için Panslavizm akımını uygulamaya koydu.
I – PANSLAVİZM HAREKETLERİ Avrupa’da ve Balkanlarda yaşayan Slavların isyan ederek Rusya’nın liderliğinde bağımsız devletler kurma düşüncesidir. Rusya bu nedenle Avusturya-Macaristan ve Osmanlı topraklarını yıkarak Slav devletleri kurmaya çalışmıştır. 1870 ve sonrasında Avrupa’da yeni devletler kurulması ve dengelerin sarsılması ile Rusya daha rahat hareket etmiş ve etkili olmuştur. J – BALKAN BUNALIMI Rusya’nın desteğiyle Balkanlarda Slavlar cemiyet ve derneklerin propagandalarıyla karışıklık çıkarmaya başladılar. Avusturya Hersek’i almak için bu karışıklıkları destekledi.1875 de Hersek’te başlayan isyan kısa sürede Balkanlara yayıldı. Osmanlıyı zor durumda bırakan bu isyanlara Balkan Bunalımı denir. Balkanlarda isyan devam ederken Abdülaziz tahttan indirildi yerine 5. Murat tahta geçti. 5. Murat’ın psikolojik rahatsızlığından dolayı yerine 2. Abdülhamit tahta geçti. 2. Abdülhamit isyanları şiddet kullanarak bastırınca Slavlar Avrupa’dan yardım istedi. Avrupa devletleri de Balkan Bunalımını çözmek için sırasıyla BERLİN, İSTANBUL VE LONDRA KONFERANSINI toplayarak Osmanlının bu isyanları bastırmak için ordu kullanmayıp ıslahatlar yapmasını, bazı bölgelere özerklik verilmesini istediler. Osmanlı isyanların kendi iç sorunu olduğunu belirterek kararları dikkate almamıştır. Fakat bu sırada Osmanlıda Meşrutiyet yönetimine geçilmiş ve Kanun-i Esasi ilan edilmiş, böylece Avrupalıların Osmanlının iç işlerine karışması engellenmeye çalışılmıştır. K – 1877–1878 OSMANLI-RUS SAVAŞI Konferanslarda alınan kararlara Osmanlının uymaması üzerine Rusya Osmanlıya savaş açtı. Osmanlı Avrupa’dan yardım istedi. 1856 Paris Antlaşmasına göre Osmanlının toprak bütünlüğü Avrupa garantisi altında idi. İngiltere Rusya’nın İstanbul ve boğazları işgal etmeyeceğini bildiği için yardım etmedi. Ruslar Balkanlar ve Kafkaslardan saldırıya geçti. Balkanlarda Gazi Osman Paşa, Kafkaslarda Gazi Ahmet Muhtar Paşa savunma savaşı yaptı. Halkların Ruslarla birlikte savaşması sonucu Osmanlı yenildi. Ruslar Doğuda Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Beyazıt’ı alarak Erzurum’a kadar geldi. Batıda İstanbul Yeşilköy’e (Ayastefanos) kadar geldi. Bunun üzerine 2. Abdülhamit barış istemek zorunda kaldı ve 1878 AYASTEFANOS Antlaşması yapıldı. Antlaşmaya göre 1- Büyük Bulgaristan Krallığı kurulacak 2- Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacak 3- Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Beyazıt Rusya’ya bırakılacak 4- Bosna Hersek’e muhtariyet verilecek 5- Girit’te ve Ermenilerin yaşadığı bölgelerde ıslahatlar yapılacak6- Osmanlı Rusya’ya savaş tazminatı verecek Antlaşmanın Önemi 1- Panslavizm politikası başarılı oldu. 2- Bulgaristan Krallığının kurulması ile Rusya’nın etki alanı Ege Denizine ulaştı. 3- Ermeni Sorunu ilk defa bir antlaşmada yer aldı. NOT: 2. Abdülhamit savaş sırasında ve sonrasında azınlıkların Rusya’ya yardım etmesinden dolayı Osmanlı Mebuslar Meclisini kapatarak 1. Meşrutiyet’e son verdi. Avrupalı Devletlerin Tutumu Savaşta Osmanlıya yardım etmeyen Avrupalılar Osmanlının güçsüz bırakmak ve istediklerini kolayca yaptırmak istediler. Fakat Rusya’nın Balkanlarda güçlenmesi Avusturya ve Almanya’yı, Basra Körfezine yaklaşması da İngiltere’yi tedirgin etti. Bu nedenle Avrupalılar Ayastefanos Antlaşmasına karşı çıkarak 1878 de BERLİN KONFERANSINI topladılar. Rusya bu devletlerle savaşı göze alamadığı için barışı kabul etti ve Rusya, Avusturya, Almanya, Fransa ve İtalya’nın katıldığı konferans da 1878 BERLİN Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre 1- Bulgaristan üçe ayrılacak 2- Asıl Bulgaristan Osmanlıya bağlı bir prenslik olacak 3- Doğu Rumeli’ye muhtariyet verilecek 4- Makedonya ıslahat yapılmak kaydı ile Osmanlıya bırakılacak 5- Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacak 6- Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya Doğu Beyazıt Osmanlıda kalacak 7- Girit ve Ermenilerin yaşadığı yerlerde ıslahat yapılacak8- Bosna Hersek Osmanlı toprağı sayılacak geçici olarak Avusturya tarafından yönetilecek9- Osmanlı savaş tazminatı ödeyecek Antlaşmanın Önemi 1- Osmanlının tek toprak kazancı Doğu Beyazıt olmuştur. 2- Balkanlara da Osmanlının otoritesi göstermelik olarak devam ettirilerek Rusya’nın etkinliği azaltılmıştır. 3- Ermeni Meselesi uluslar arası bir sorun haline geldi. 4- Avrupalı devletler Berlin Antlaşmasıyla Osmanlının paylaşılması girişimine katılmış ve bu tarihten sonra Osmanlının dağılma süreci hızlanmıştır. L – BERLİN ANTLAŞMASINDAN SONRA OSMANLI DEVLETİ (1878–1908) 1- Kıbrıs’ın Kaybedilmesi (1878) Osmanlının Ayastefanos Antlaşması ile düştüğü durumdan yaralanmak isteyen İngiltere Berlin Konferansının toplanması ve Osmanlı lehine kararlar alınması karşılığı Osmanlıdan Kıbrıs’ı üs olarak istedi. Böylece Rusya’nın Akdeniz’e inmesini engellemeyi ve Süveyş Kanalını kontrol altında tutmak istiyordu. Osmanlı ile İngiltere arasında 4 Haziran 1878 de imzalanan antlaşma ile Kıbrıs üs olarak İngiltere’ye verildi. Osmanlının 1914 de İngiltere’ye karşı savaşa girmesi üzerine İngiltere Kıbrıs’ı işgal ettiğini açıkladı. 2- Tunus’un Fransa Tarafından İşgal Edilmesi (1881) İngiltere ve Almanya’nın desteğini alan Fransa 1881 de Tunus’u işgal etti. 3- Mısır’ın İngilizler Tarafından İşgal Edilmesi (1882) Mısır İngiltere’nin Hint Okyanusundaki sömürgeleri için çok önemliydi. 1869 da Fransız Şirketi tarafından Süveyş Kanalının açılması Mısır’ın önemini artırmıştı. Süveyş Kanalının borç alınarak yapılması Mısır maliyesini bozmuş, İngiltere ve Fransa borçları bahane ederek Mısır yönetiminde söz sahibi olmak istemiş. Halk buna tepki gösterince karışıklık çıkmış. İngiltere bu karışıklığı bahane ederek Mısır’ı işgal etmiştir. Osmanlı da bu durumu kabullenmek zorunda kalmıştır. 4- Girit Sorunu ve Osmanlı-Yunan Savaşı Osmanlı Girit’i 1669 da almış iskân çalışmalarına rağmen Rum nüfusu çoğunlukta kalmıştı. Yunanistan’ın desteğiyle ayaklanan Giritli Rumlar Yunanistan’a bağlanmak istediklerini açıkladılar. Avrupalıların karışmasını istemeyen Osmanlı 1878 Halepa Fermanı ile Giritli Rumlara ayrıcalık vermiştir. İsyan geçici olarak bastırılmıştır. 1894 de Yuna subaylar tarafından kurulan Etnik-i Eterya Cemiyetinin kışkırtması sonucu 1896 da Girit’te yeniden isyan çıktı. Yunanistan’ın isyana yardım ettiği anlaşılınca Osmanlı-Yunan savaşı başladı(1897). Osmanlı Dömeke Meydan Savaşını kazandı ve Mora ya girdi. Bunun üzerine Avrupalılar müdahale ederek savaşı durdurdular. Osmanlı ile Yunanlılar arasında 1897 İSTANBUL Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre 1- Yunanistan Girit’teki askerlerini geri çekecek 2- Girit’e özerklik verilecek ve Yunan Kraliyet ailesinden bir prens Girit’i yönetecek. Antlaşmanın Önemi 1- 897 İstanbul Antlaşması ile Girit fiilen Osmanlının elinden çıkmıştır. 2- 1908 de 2. Meşrutiyet’in ilanı sırasındaki karışıklıktan faydalanan Girit isyan ederek Yunanistan’a bağlandığını ilan etti. 5- Avusturya’nın Bosna Hersek’i İşgal Etmesi (1908) 1878 Berlin Antlaşması ile Bosna Hersek’in yönetimi geçici olarak Avusturya’ya verilmişti. Balkanlarda en güçlü devlet olmak isteyen Avusturya 1908 de 2. Meşrutiyet’in ilanı nedeniyle çıkan isyanlardan yaralana Avusturya Bosna Hersek’i topraklarına kattı. NOT: 2. Meşrutiyet Dönemi Osmanlı için en zor dönem olmuştur. Yapılan bütün düzenlemelere rağmen Balkanlardaki karışıklıklar engellenememiş, Trablusgarb Savaşı, Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı Osmanlının yıkılışını hızlandırmıştır.
M – 19 YY ISLAHATLARI 17 ve 18 yy da yapılan ıslahatlar Osmanlıda kötü gidişi durduramamıştır. Bu yüzden 19 yy da daha kapsamlı ıslahatlar yapılmıştır. Milliyetçilik isyanları ve özgür düşünceye dayalı hareketlerin yaygınlaşması ıslahatları yönlendirmiştir. Her alanda Avrupa tarzı ıslahat yapılmıştır. 19 yy ıslahatlarını üç başlıkta inceleyebiliriz. 1- 2. Mahmut Devri Islahatları2- Tanzimat Dönemi ıslahatları3- Meşrutiyet Dönemi Islahatları
1- 2. MAHMUT DEVRİ ISLAHATLARI a) Senedi İttifak (1808) Osmanlıda taşrada yaşayan köklü ailelere Ayan denilmekte idi. Ayanlar bulundukları bölgede söz sahibiydiler. Osmanlı zayıflayınca Ayanlarda resmileşti. Ayanları halk seçiyor padişah da berat veriyor ve o yerleşim yerini seçilen Ayan yönetiyordu. 2. Mahmut Yeniçerilere karşı bir güce ihtiyaç duydu. Sadrazam Alemdar Mustafa Paşanın çalışmaları sonucu Anadolu ve Rumeli’deki Ayanlar silahlı adamları ile İstanbul’a gelmiş ve 2. Mahmut ile Sened-i İttifak’ı imzalayıp geri dönmüşlerdir.Maddeler 1- Ayanlar padişahın emirlerini yerine getirecekler 2- Sadrazamın verdiği kanunlara uygun emirlere uyulacak kanuna uygun değilse karşı konulacak 3- Ayanlar devletin eyaletlerden asker almasına karşı gelmeyecek 4- Hazine gelirlerinin kanuna uygun toplanması sağlanacak 5- Ayanlar antlaşmaya uyacak uymayanlara birlikte hareket edilecek6- Padişah aşırı vergi koymayacak eşit ve adil vergilendirme yapılacak 7- İstanbul’da bir isyan çıktığında Ayanlar emir beklemeden padişaha yardıma gelecek Antlaşmanın Önemi 1- Ayanlar hukuki bir statü kazanmıştır. 2- Padişahın bazı yetkileri kısıtlanmıştır. 3- Vergi adaleti sağlanmaya çalışılmıştır. 4- Ayanların Yeniçerilere karşı denge unsuru olması amaçlanmış fakat merkezi otoriteye karşı yeni bir güç ortaya çıkmıştır. NOT: 2. Mahmut Sened-i İttifak’ın yönetimde yeni sorunlara neden olacağını anlamış Aynı yıl içinde Yeniçerilerin çıkardığı isyanda Alemdar Mustafa Paşa öldürülmüş. 2. Mahmut Ayanların yardıma gelmemesi bahane ederek antlaşmayı yürürlükten kaldırmıştır. NOT: Sened-i İttifak padişahın seçkin bir grup ile imzaladığı antlaşma olması ve padişahın yetkilerini kısıtlaması İngiltere’de imzalanan Manga Charta’ya benzer. b) Askeri Alanda Yapılan Islahatlar 2. Mahmut ilk yıllarında Alemdar Mustafa Paşanın da çalışmalarıyla Yeniçeri Ocağının yanında SEKBAN-I CEDİT ordusunu kurmuştur. Bu ordunun güçlenmesini istemeyen Yeniçeriler 1809 da isyan edip Alemdar’ı öldürmüş ve bu ordunun kapatılmasını sağlamışlardır. 2. Mahmut bu ordunun yerine EŞKİNCİ OCAĞINI kurdu. Yeniçeriler bu orduyu da kapatmak için isyan edince halk, ulema, donanma ve topçu ocakları padişahın yanında yer almış ve yeniliklerin önündeki en büyük engel olan Yeniçeri Ocağına son vermişlerdir (1826). Bu olaya VAKAY-I HAYRİYE denir. 2. Mahmut Yeniçeri Ocağının yerine Avrupa tarzı eğitim yapan ASAKİR-İ MANSURE-İ MUHAMMEDİYE adıyla yeni bir ordu kurmuş, bölük, tabur ve alay şeklinde teşkilatlandırılmıştır. 2. Mahmut Tımar sistemine son vermiş. Tımarlı sipahilerin yerine eyaletlerde REDİF BİRLİKLERİ kurmuştur (1834). Daha sonra hem askeri hem idari yetkileri bulunan MÜŞİRLİKLER kuruldu (1836). c) Yönetim Alanında Yapılan Islahatlar 1- Divan-ı Hümayun kaldırılarak nazırlık (bakanlık) kuruldu ve kendi alanındaki yetkileri artırıldı. 2- Dirlik Sistemi kaldırılarak memurlara toprak yerine maaş verildi. 3- Memurlara rütbe ve nişan verilerek terfi etmeleri sağlandı. 4- Çeşitli meclisler kuruldu. Bunlar: Askeri işler için, Dar-ı Şurayı Askeri İdari işler için, Dar-ı Şurayı Bab-ı Ali Hukuki işler için, Meclis-i Valayı Ahkâm-ı Adliye 5- Müsadere Sistemi kaldırıldı. Devletin toprak üzerindeki hakları kısıtlanarak özel mülkiyetin yaygınlaşması hızlandı. 6- Ayanlık kaldırıldı. 7- İller merkeze bağlandı. 8- Posta ve Karantina teşkilatı kuruldu. 9- Memurlara fes, ceket ve pantolon giyme mecburiyeti getirildi. 10- Mahalle ve köylere Muhtarlık sistemi getirildi. 11- Yurtdışı seyahatlerde Pasaport uygulaması getirldi. 12- Anadolu ve Rumeli’de askeri amaçlı nüfus sayımı yapıldı. d) Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Islahatlar 1- Medreselerin yanında Avrupa tarzı eğitim veren okullar açıldı. 2- Avrupa’ya öğrenci gönderilerek masraflarını devlet karşıladı. 3- İlköğretim kız ve erkekler için zorunlu hale getirildi .4- Devlet memuru yetiştirmek için Mektep-i Maarif-i Adliye Okulu açıldı. Ayrıca tıp okulu Mektep-i Tıbbiye ve Harb Okulu Mektep-i Harbiye açıldı. NOT: Medrese ve Avrupa tarzı eğitim okullarının aynı anda eğitim vermesi kültür çatışmasına neden olmuş. Cumhuriyet Döneminde Tevhidi Tedrisat Kanunu ile eğitim tek çatı altına alınmıştır. 5- Takvim-i Vakayi adıyla ilk resmi gazete çıkarıldı. e) Ekonomi Alanında Yapılan Islahatlar Yerli malı teşvik edildi. Kumaş üretimi için fabrika kuruldu. Osmanlı tüccarların yabancılarla rekabet edebilmesi için gümrük vergilerinde düzenleme yapıldı. Üretilen malların ulaştırılması için yeni yollar yapıldı. Rusya ile yapılan savaşlar ve Sırp ve Rum isyanları ekonomik düzenlemelerin başarılı olmasını engellemiştir. Mısır valisi Kavalalının isyan etmesi üzerine Osmanlı İngiltere’nin desteğini almak için 1838 de İngiltere ile Balta Limanı Antlaşması yaparak İngiliz tüccarlara ayrıcalık verilmiş ve Osmanlı ekonomisi dışa bağımlı hale gelmiş Osmanlı Avrupa mallarının istilasına uğramıştır. Bundan dolayı Osmanlıda küçük atölyeler kapanmıştır.
2. TANZİMAT DÖNEMİ ISLAHATLARI (1839–1876) Osmanlı bu dönemde Avrupalılara tavizler vererek toprak bütünlüğünü korumayı amaçlamıştır. Bu amaçla ıslahatlar yapılmıştır. Tanzimat dönemine iki belge damgasını vurmuştur. a) Tanzimat Fermanı (1839) Abdülmecit döneminde Sadrazam Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanarak Gülhane Parkında halka duyurulan bu Fermanla şunlar amaçlanmıştır. 1- Osmanlı toprak bütünlüğünü korumak için Avrupalılara hoş görünerek desteğini sağlamak 2- Azınlıkları kanun önünde Müslümanlarla eşit olduğunu göstererek azınlık isyanlarını önlemek Maddeleri 1- Müslüman ve gayrı Müslimlerin canı ve malı devlet garantisinde olacak 2- Kanun önünde herkes eşit olacak 3- Rüşvet ve iltimas önlenecek 4- Vergiler herkesin gelirine göre düzenli toplanacak 5- Müsadere kaldırılacak ve herkes malının sahibi olacak, miras bırakabilecek 6- Mahkeme herkese açık olacak kimse haksız ceza almayacak 7- Askerlik işleri düzene konulacak Tanzimat Fermanının Önemi 1- Ayrım yapmadan halk arasında eşitlik sağlanmaya çalışılmıştır. 2- Kanun üstünlüğü kabul edilmiştir. Bu ferman Osmanlıda anayasallaşmanın başlangıcı kabul edilir. 3- Vergi toplamadaki adaletsizlik giderilmek istenmiştir. 4- Merkezi otoritenin güçlenmesi ve halkın devlete güveninin artması amaçlanmıştır. 5- Özel mülkiyet hakkı devlet garantisine alınmıştır. 6- Padişahın yetkileri kanunla sınırlandırılmıştır. 7- Avrupa hukuk kuralları Osmanlıda da geçerli olmaya başlamıştır. 8- Askerlik vatan görevi haline getirilmiştir. 9- Gayrı Müslimlere de askerlik yükümlülüğü getirilip askerlik süresi belirlenmiştir. Tanzimat Fermanının Sonuçları 1- Padişah kendi yetkilerini kısıtlamıştır. 2- Batılılaşma hareketleri hızlanmıştır 3- Osmanlıcılık fikrinin doğmasına zemin hazırlanmıştır. 4- Kavalalı isyanı ve Boğazlar Sorununda Avrupa’nın desteği sağlanmıştır. NOT: Tanzimat Fermanı padişahın isteği ile hazırlanmıştır. Halka benimsetilmeye çalışılmış fakat başarılamamıştır. Bu ferman azınlık isyanlarının sona ermesini sağlayamadığı için sorunlara kesin çözüm getirememiştir. b) Islahat Fermanı (1856) 1853–1856 Osmanlı-Rus savaşında İngiltere ve Fransa’nın Osmanlının yanında savaşa girmesi ile Rusya yenilgiyi kabul etmiştir. Osmanlı bu yakınlaşmadan faydalanarak hem onlara hoş görünmek ve desteğini almak hem de imzalanacak antlaşmada lehine maddeler kabul edilmesini sağlamak için Islahat Fermanını yayınlamıştır. Avrupalılar böyle bir ferman istiyor ve Osmanlıya baskı yapıyorlardı. Maddeleri 1- Din ve mezhep özgürlüğü sağlanacak, okul, kilise ve hastaneler tamir veya yeniden inşa edilebilecek 2- Hıristiyan ve Musevileri küçük düşürücü sözler kullanılmayacak 3- Hıristiyan ve Musevileri memur olabilecek, istediği okula gidecek 4- İşkence, dayak ve kötü muamele kaldırılacak 5- İltizam usulü kaldırılacak 6- Vergiler herkesin gelirine göre toplanacak 7- Cizye kaldırılacak gayrı Müslimlerin askerliği için bir defa nakit bedel alınacak 8- Gayrı Müslimler il meclislerine üye olabilecek 9- Yabancılar vergisini vermek kaydıyla mal sahibi olabilecek 10- Mahkemeler açık yapılacak herkes dinine göre yemin edecek 11- Patrikhane meclislerinin aldığı kararlar padişah onayladıktan sonra yürürlüğe girecek 12-Gayrı Müslimler şirket ve banka gibi kurumlar açabilecek Islahat Fermanının Önemi 1- Gayrı Müslimler bu haklarla Müslümanlardan daha üstün hale geldi. 2- Gayrı Müslimlerin ekonomiden sonra siyasi konumları da güçlendi. 3- Gayrı Müslimlerin çoğunlukta olduğu yerler onların denetimine geçmiş, bu durum azınlık isyanlarının güçlenmesine neden olmuştur. Islahat Fermanının Sonuçları 1- Gayrı Müslimlerin haklarının artması toplumsal huzursuzlukları artırmıştır. 2- Avrupalıların Osmanlının iç işlerine daha karışmasına neden olmuştur. 3- Azınlıklara verilen haklar kötüye kullanıldığından Osmanlının parçalanması hızlanmıştır.
3- MEŞRUTİYET DÖNEMİ ISLAHATLARI Meşrutiyet, yönetimde Kral veya padişahın yanında seçimle belirlenen bir meclisin bulunduğu yönetim şeklidir. Osmanlı kuruluşundan 1876’ya kadar Mutlakıyetle yönetildi. Dünyada ve Osmanlıda olan gelişmelerin de etkisiyle 1876 da Meşrutiyet yönetimine geçilmiştir. Osmanlıda iki meşrutiyet dönemi yaşanmıştır. 1- 1876–1878 1. Meşrutiyet Dönemi 2- 1908 de başlayıp Osmanlının yıkılışına kadar süren 2. Meşrutiyet Dönemi a) 1. Meşrutiyet’in İlanı ve Kanun-i Esasi Osmanlıda Balkan Bunalımının olduğu ve sık taht değişikliği olduğu dönemde Avrupalıların Osmanlının iç işlerine karışmak için İstanbul Konferansının topladığı sırada Meşrutiyet ilan edilmiştir. Meşrutiyet’in İlan Edilmesinin Nedenleri 1-Genç Osmanlıların 2. Abdülhamit’e baskı yapması 2- Avrupa’nın Osmanlının iç işlerine karışmasının önlemek istenmesi 3- İstanbul Konferansında Osmanlı aleyhine karalar alınmasının engellemek istenmesi 4- Azınlıklara yönetim alanında haklar tanınarak Osmanlının dağılmasının önlenmek istenmesi 5- Balkan Bunalımını sona erdirme düşüncesi NOT: 23 Aralık 1876 da 1. Meşrutiyet ilan edildi. Seçimler yapıldı ve 20 Mart 1877 de Mebusan Meclisi ilk oturumunu yaptı. Mecliste azınlık milletvekilleri de bulunuyordu. Bu vekiller dış baskılara göre hareket ettiklerinden dolayı meclis başarılı olamadı. NOT: 1. Meşrutiyet Döneminde meclisin çalışma şekli ve padişahın yetkileri, Kanun-i Esasi ile belirlenmiştir. Kanun-i Esasi Prusya ve Belçika anayasalarının incelenmesi sonucu hazırlanmıştır. Kanun-i Esasinin Maddeleri 1- Yasama Görevi, Ayan Meclisi ve Mebusan Meclisine aittir. 2- Ayan Meclisi üyelerini padişah Mebusan Meclisi üyelerini ise 4 yıl da yapılan seçimle halk belirler 3- Yürütme (hükümet) yetkisi başında padişahın bulunduğu Bakanlar Kuruluna aittir. 4- Kanun teklifi sadece hükümet tarafından verilir. 5- Meclisi açmak veya kapamak yetkisi padişaha aittir. 6-Hükümet icraatlarında meclise değil padişaha karşı sorumludur. 7- Padişah devlet güvenliğini bozduğu gerekçesiyle polis araştırması yaptırabilir. Suçluları sürgüne gönderebilir. 8- Eğitim, öğretim, basın özgürlüğü, mülkiyet hakkı, yasal eşitlik ve vergi eşitliği gibi temel haklar devletin garantisi altındadır. Kanun-i Esasinin Önemi 1- Osmanlı halkı ilk defa seçme-seçilme hakkını kullanmış, ilk defa halk padişahın yanında yönetime ortak olmuştur. 2- Osmanlıda ilk defa parlamenter sisteme geçilmiştir. 3- Mebusan Meclisinin yetkileri kısıtlanmış danışma meclisi durumuna düşürülmüştür. 4- Padişahın yetkileri meclisten üstün tutulmuştur. 5- Kişisel haklar devlet garantisine alınmıştır. 6- Kanun-i Esasi Türk tarihinin ilk anayasasıdır. 1. Meşrutiyet Dönemindeki Bazı Gelişmeler 1- 1881 de dış borçlar ödenemeyecek duruma gelmesi üzerine Duyun-u Umumiye İdaresi ( Dış Borçlar İdaresi) kuruldu. 2- Demiryolu ve köprülerin yapılması yap-işlet-devret usulüyle yabancı şirketlere verildi.3- 1881 de Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Okulu) açıldı. b) 2. Meşrutiyet Dönemi ve Kanun-i Esasideki Değişiklikler 2. Abdülhamit’in Mebusan Meclisini 1878 de kapatmasından 1908 e kadar tekrar Mutlakıyete dönüldü. Bu dönemde bazı özgürlükler kısıtlanmış, isyanlara neden olduğu gerekçesiyle bazı düşünürler sürgüne gönderilmiştir. Meşrutiyet’e geçilmesini sağlamak amacıyla İttihat ve Terakki Cemiyeti öncülüğünde isyanlar çıkmış, isyanların engellenememesi üzerine 2. Abdülhamit 23 Temmuz 1908 de 2. Meşrutiyet’i ilan etmiştir. NOT: 2. Meşrutiyet Döneminde ilk defa çok partili siyasi hayata geçilmiştir. Yeniden seçimler yapılmış ve Mebusan Meclisi açılmıştır. Osmanlının bu iç karışıklığından yararlanan Bulgaristan bağımsızlığını ilan etmiş, Girit Yunanistan’a bağlanmış, Bosna Hersek de Avusturya tarafından ilhak edilmiştir. İç karışıklıkların sona ermemesi üzerine halk Meşrutiyete son vermek için 13 Nisan 1909 da ayaklanmıştır. 31 Mart Vakası denen bu isyana Selanik’ten gelen Hareket ordusu tarafından bastırılmıştır. Kanun-i Esasideki Değişiklikler 1- Hükümet yaptığı işlerde padişaha değil Mebusan meclisine karşı sorumlu hale gelmiş, böylece meclisin hükümeti denetleyebilmesi sağlanmış ve padişahın yetkileri kısıtlanmıştır. 2- Meclisin padişahı değiştirebilme yetkisi kabul edilmiştir. NOT: 2. Meşrutiyet 1. Meşrutiyet’e göre daha demokratik bir yönetimin kurulmasını sağlamasına rağmen ittihat ve Terakki 1913 Bab-ı Ali Baskını ile yönetime el koymuş ve diktatörlük kurmuştur. Bu da Osmanlının yıkılışını hızlandırmıştır.
|
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Ocak 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Teknoloji ve Tasarım |
| Burçlar |
| Öğretmen-Döküman |