






Tarih Notları
islamiyetten önceki Türk Devletleri | islamiyetten önceki Türk Devletleri |
|
|
|
| Yazar Baba Tarihci | |
| Salı, 08 Ocak 2008 | |
|
İSLAMİYET’TEN ÖNCE TÜRK TARİHİ Türklerin ilk yurdu Orta Asya’dır. Doğuda Kingan Batıda Hazar Güneyde Hindi kuş ve Karanlık Dağ. Kuzey de Altay Dağ. Ve Baykal Gölü ile çevrilidir. Türklerin yaşadığı ilk kültür çevresine ANDRONOVA KÜLTÜRÜ denir. Bu kültürün devamı KARASUK KÜLTÜRÜDÜR. Demirin işlenerek eşya yapılması ilk bu kültürde olmuştur. İklim şartları ve yeryüzü şekillerinden dolayı yarı göçebe hayat tarzı benimsemişlerdir. Tarım ve hayvancılık ile uğraşmışlardır. ORTA ASYA’DAN YAPILAN GÖÇLERİN NEDENLERİ 1-Kuraklık, nüfus artışı, salgın hastalıklar ve otlakların yetersiz olması, 2- Dış baskılar ve boylar arasındaki mücadeleler NOT: Bu göçlerden dolayı Türk tarihini belli bir coğrafyada incelemek zordur. GÖÇLERİN SONUÇLARI 1-Türkler gittiği yerlere Orta Asya kültürünü tanıttılar 2-Maden işlemeciliğini öğreterek buradaki toplulukları taş devrinden maden devrine yükselttiler
İSKİTLER M.Ö. 7.yy da Orta Asya’dan Karadeniz’e gelip adını duyuran ilk Türk topluluğudur. Yunan (İskit) İran (saka) derdi. Savaşçı bir topluluktur. İyi at biner ve iyi silah kullanırlardı. Kadın ve erkek birlikte savaşırdı. İranlarla savaşları anlatan Alp Er Tunga Destanındaki Alp Er Tunga’nın İskitlerin hükümdarı olduğu bilinmektedir. Üstün bir kültüre sahiptiler. Gelenek ve hayat tarzları Hun’lara benzer. Ölülerini at ve silahları ile gömerlerdi. Süslemelerdeki savaş sahneleri ve mücadele eden hayvan figürlerindeki sanat anlayışına Hayvan Üslubu denir. BÜYÜK (ASYA) HUN DEVLETİ Orta Asya’da bilinen ilk teşkilatlı Türk devletidir. İlk çağda kurulan ilk Türk devletidir. Merkezi Ötügen’dir. Orhun ve Selenga ırmakları çevresinde kurulmuştur. İlk hükümdarı Teoman’dır. Sonra yerine oğlu Mete geçti Mete Orta Asya’daki Türk boylarını ve Moğolları hâkimiyeti altına aldı. Bu dönemde ilk defa Türkler bir bayrak altında toplanmıştır. Mete’nin devlet ve ordu teşkilatı diğer Türk devletlerine örnek oldu. Türkler ve Çinliler İpek Yolu için savaşmış, zamanla Çin İpek Yolu’nu hâkimiyet altına aldı. Asya Hun Devleti M.Ö. 48’de Kuzey ve Güney diye ikiye ayrıldı. Güney Hun Çin’in hâkimiyetine girdi. Kuzey Hun ise Sien-Pi’ lerin saldırıları ile zayıflamış ve başka devletin hâkimiyetini istemedikleri için batıya göç ettiler. Avrupa’ya kadar göç eden Hunlar Kavimler Göçüne neden oldu. KAVİMLER GÖÇÜ (375) Hunlar Asya Hun Devletinin yıkılmasından sonra 4. yy’dan İtibaren batıya göç ettiler. Türklerin Volga nehrini geçerek Doğu Avrupa’ya geçmeleri ile bu bölgede yaşayan Ostrogot, Vizigot, Franklar ve Vandallar daha batıya göç ederek Roma’nın sınırını girmek zorunda kaldı. İşte bu göç hareketine Kavimler Göçü denir. SONUÇLARI 1-Göç eden kavimler İtalya, İspanya, Fransa ve Britanya’ ya yerleştiler. Günümüz Avrupa’nın yapısını oluşturdular. 2-Avrupa’da yüzyıllar süren karışıklıklar oldu. 3-Roma Doğu ve Batı diye ikiye ayrıldı. 4-İlk çağ sona erdi Ortaçağ başladı. 5-Roma dışındaki topluluklar arasında Hıristiyanlık yayıldı. 6-Feodalite’nin temelleri atıldı. 7-Hunların Bozkır Sanatı Avrupa’da etkili olmuş. Almanların Nibelungen efsanesi ortaya çıkmıştır. 8-Avrupa Hun Devleti kuruldu. AVRUPA HUN DEVLETİ (375–469) Avrupa’ya göç ederek Kavimler göçüne neden olan Hunlar tarafından kurulmuştur. İlk hükümdarı Balamir’dir. En parlak dönemi Atilla dönemidir. Atilla Bizans’ı vergiye bağladı. Batı Roma’ya sefere çıktı. Fakat papa’nın özür dilemesi sonucu geri dönmüştür. Atilla’nın sarayında Hun dilinden başka Latin ve Germen dilleri konuşulurdu. 4. yy’dan sonra Hunlar Hıristiyanlığı kabul etmiş ve kimliklerini kaybetmişlerdir. 1.GÖKTÜRK DEVLETİ (552–659) Asya Hun’dan sonra Orta Asya’da kurulan ikinci büyük Türk devletidir. Türk adını ilk kez siyasi manada bir devlet adı olarak kullanmışlardır. Avar hâkimiyetine son veren Bumin Kağan tarafından Ötügen merkez olmak üzere kurulmuştur. Tarihte Türkleri bir bayrak altında toplayan Göktürk Devleti olmuştur. İpek Yolu için Sasani ve Bizans ile savaşmış. İç çekişme sonucu doğu ve batı diye ikiye ayrılmış(582) Doğu 630’da Batı ise 659’da Çin hâkimiyetine girmesi ile yıkılmıştır. 2. GÖKTÜRK DEVLETİ (681–745) 1.Göktürk’ün yıkılması ile 50 yıl Çin hâkimiyetinde kalan Türkler Kutluk ilteriş Kağan önderliğinde 2. Göktürk Devletini kurdu. Vezir Tonyukuk ile devleti toparlamıştır. Çinlilerle mücadele etmişlerdir. Devletin merkezi Karakurum’a taşınmıştır. Bilge Kağan ve Kültigin en parlak dönemi olmuştur. Bunların ölümünden sonra taht kavgaları sonucu zayıflamış Basmil, Karluk ve Uygurlar tarafından yıkılmış yerine Uygur devleti kurulmuştur. UYGURLAR (745–840) Uygurlar, Karluk ve Basmil Türk boylarının yardımıyla 2. Göktürk Devletine son vererek kurmuşlardır. Kurucusu Kutluk Bilge Kül Kağan’dır. Başkent Ötügen(Ordu Balık-Ordu Şehir) den Karabalasagun’a taşınmıştır. Uygurlar ilk defa yerleşik hayata geçen Türk Devleti’dir. Kâğıt üzerine yazılmış eserler bırakmışlardır. Kültürel faaliyetleri ile tanınmışlardır. Türk şehircilik ve mimarisinde ilk eserler vermişlerdir. Çin ile ilişkiler sonucu Manihaizm yayılmış. Bu dinin koruyucusu olmuşlardır ve tapınak yapmışlardır. Talas Savaşında Çinlilerin yenilmesi ile Çin baskısından kurtulmuşlardır. Uygurlar başka dinlere saygılıdırlar. Çin entrikaları ve ekonomik zorluklar zayıflamasına 840’da Kırgızların isyanı sonucu yıkılmıştır.
DİĞER TÜRK DEVLETLERİ AVARLAR 552’de Göktürkler yıkıldıktan sonra batıya göç edip bugünkü Romanya ve Macaristan’ da devlet kurdular. Bayan Kağan Sasanilerle anlaşarak Bizans’a iki sefer düzenlemiş ve vergiye bağlamıştır. İstanbul’u kuşatan ilk Türk devletidir. Frank saldırıları sonucu yıkılmıştır. Hıristiyanlığı seçerek benliklerini kaybetmişlerdir. Balkanlar ve Avrupa’yı devlet yönetimi ve askerlik alanında etkilemiştir. Slav topluluklarının kabile hayatından devlet düzenine geçmelerinde etkili olmuşlardır. BULGARLAR Ogurlar diye anılır. İdil-Volga ve Tuna olarak ikiye ayrılmıştır. İdil-Volga’nın kurduğu Bulgar ve Suvar şehirleri Müslümanlar ile yapılan ticaret sonucu gelişmiş ve zenginleşmişlerdir. 1237’de Altın orda Devleti’nin hâkimiyetine girmişlerdir. Bulgaristan’a yerleşmiş ve İstanbul’u kuşatmışlardır. Resmi din olarak İslamiyet’i seçtiler. Daha sonra Bizans’ın sınır muhafızı oldular. Tuna Bulgarları ise Hıristiyanlığı kabul etmiş ve Bizans, Sırp ve Osmanlı hâkimiyetine girmişlerdir. Bugün Bulgaristan olarak varlığını devam ettirmektedir. HAZARLAR Don-Volga nehirleri arasında ve Kafkasya’ya uzanan bölgede kurulmuştur. Peçenek ve Rusların saldırılarıyla zayıflamış ve Ruslar yıkmıştır. Devleti kağan ve bey olan komutanlar yönetirdi. Museviliği kabul etmişlerdir. Emeviler zamanında ise İslamiyet’i seçmişlerdir. Din konusunda serbesttirler. Yöneticiler Museviliği halk ise İslamiyet, Hıristiyanlık ve Şamanizm’e inanmışlardır. Başkent İdil’de cami, kilise ve sinagog yan yanadır. Davalara her dinden oluşan bir heyet bakardı. Hazarlarda farklı dinlerin bir arada yaşandığı bu döneme Pax Hazarika (Hazar Barış) dönemi denir. MACARLAR Orta Asya’dan Doğu Avrupa’ya yerleştiler. Hıristiyanlığı kabul ederek benliklerini kaybetmişlerdir. Boy teşkilatından krallık yönetimine geçmiş ve uzun süre Osmanlı sonrada Avusturya hâkimiyetinde kaldılar. 1.Dünya Savaşı sonunda Macaristan’ı kurdular. PEÇENEKLER Don-Dinyester nehirleri arasındaki bölgede ve Kırım’da devlet kurdular. Slav toplulukları ile Ruslar arasında tampon bölge olmuşlardır. Rusların Karadeniz’e inmelerini engellemişlerdir. Uzların (Oğuz) saldırıları sonucu batıya göç edip Bizans’a yerleştiler. Hıristiyanlığı kabul ederek Bizans ordusunda görev aldılar. Malazgirt Savaşında Selçuklular safına geçerek savaşı kazandırmışlardır. Kumanların saldırıları sonucu yıkılmıştır. KUMANLAR (KIPÇAKLAR) Uygurların hâkimiyetinde yaşayan kumanlar bu devletin yıkılmasından sonra Karahitayların baskısı sonucu batıya göç ederek Doğu Avrupa’ya yerleştiler. Rus prenslikleriyle mücadele etmiş ve bu mücadele Rusların İgor Destanına konu olmuştur. Kendi yurtları olan Kıpçak yurtlarına Kıpçak bozkırı denir. Moğol saldırıları sonucu yıkılmış Moğol hâkimiyetine girmiş Moğol devleti yıkıldıktan sonra Altın orda devletinin kurucusu olmuşlardır. Diğer gruplar ise batıya göç ederek Bulgaristan ve Romanya’ya yerleşmişlerdir. OĞUZLAR (UZLAR) 2.Göktürk hâkimiyetinde olan kumanlar bu devletin yıkılmasından sonra Uygur hâkimiyetine girmiş Uygurlarında yıkılmasından sonrada batıya göç ederek Sir Derya boylarına yerleştiler. Hazar ve Karluklar ile yaptıkları mücadeleyi kaybederek Avrupa’ya göç ettiler ve Uz adını aldılar. Romanya’nın kuzeyine yerleşen Uzlar bugünkü Gagavuzların atalarıdır. Kiev’dekilere Karakalpak’ta denir. Hıristiyanlığı kabul eden Uzlar milli benliklerini kaybetmişlerdir. Avrupa’ya göç etmeyen gruplar ise İslamiyet’i kabul etmiş ve B. Selçuklu ve Anadolu Selçukluların kurucuları olmuşlardır. Bugünkü Türkiye’nin ataları Oğuzlardır. BAŞKIRTLAR (BAŞKURTLAR) Ural Dağlarında yaşamışlar ve Moğol hâkimiyetini kabul etmişlerdir. İslamiyet’i kabul eden Başkurtlar Moğolların yıkılmasından sonra Altın orda Devletinin içinde kalmışlardır. Bu devletin Timur tarafından yıkılmasıyla uzun süre Rus hâkimiyetine girmiş ve 1990’da Rusya’nın dağılmasıyla bağımsızlık kazanmışlardır. SABARLAR (SİBİRLER) Hun Devletine bağlı boylardan biridir. Bu devletin yıkılmasından sonra Avarların baskısıyla Doğu Avrupa’ya göç ettiler. Sasanilerle anlaşarak Bizans’la savaşmış ve Kafkaslardaki Sabar hâkimiyetine Bizans son vermişlerdir. Sibirya’ya yerleşen Sabarlar bu bölgeye adını vermişlerdir. TÜRGİŞLER Batı Göktürk’ün yıkılmasıyla kurulmuş Türk boylarını hâkimiyeti altına alarak 750 yıl yönetmiştir. Baga Tarkan en parlak dönemidir. Çin’in Kuça şehrini alarak göçebe hayatını terk ederek şehir hayatına geçmişlerdir. Baga Tarkan’ın kendi adına bastırdığı paralarda Çin ve Arap tesiri görülmüştür. Emeviler zamanında Müslümanlarla savaşmış ve Orta Asya’nın Araplaşmasını engellemişlerdir. Karluklar bu devlete son vermişlerdir. KIRGIZLAR Yenisey nehrinde yaşayan Kırgızlar Hun, Göktürk ve Uygur hâkimiyetinde yaşamışlar. 840’da Uygurları yıkan Kırgızlar Uygur topraklarında bu devleti kurdular. Karahitaylara yenilmiş Cengiz Han’ın hâkimiyetini tanıyan ilk Türk boyu olmuşlardır (1207). Uzun süre Rus hâkimiyetinde kalmış Rusya’nın dağılmasıyla Kırgızistan devletini kurmuşlardır. KARLUKLAR Uzun süre Göktürklerle yaşayan Karlukların ilk yurtları Beş Balık Şehri, Altay Dağları ve İrtiş ırmağı dolaylarıdır. Göktürk’ten sonra kurulan Uygurlar içinde yer almışlardır. 751 Talas Savaşında Müslümanlardan yana savaşmış ve Çin’in yenilmesini sağlamışlardır. Bu savaştan sonra İslamiyet’i kabul eden Karluklar Karahitay ve Moğolların hâkimiyetine girmiştir. Torunları bugünkü Tacikistan’da yaşamaktadır. KİMEKLER Göktürklerin yıkılmasıyla bağımsızlığını kazanmış ve İrtiş ırmağı dolaylarına hâkim olmuşlardır. Devlet idaresinde eski Türk geleneklerini devam ettirmiş Harzemşahların hâkimiyetine girmişlerdir.
İLK TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET DEVLET YÖNETİMİ Devletin başında Han, Şanyu, Kağan, Hakan veya İdikut bulunurdu. Devlet aile, oba, oymak ve boylardan oluşurdu. Türk devlet teşkilatını Mete Han kurmuştur. Ülke Doğu ve Batı diye ikiye ayrılıp yönetilirdi. Buna ’İkili Teşkilat’ denirdi. Ülke hanedan üyelerinin ortak malıdır. Hakanın ölümüyle taht kavgaları olmuş bu yüzden kısa sürede devletler kurup yıkılmıştır. Bu yüzden Osmanlı’ya kadar hiçbir Türk devleti uzun süre yaşamamıştır. Türkler hükümdarlarına bu görevin tanrı tarafından verildiğine inanırlardı. Bu anlayışa Kut Anlayışı denir. Bu inanca göre bu görev kan bağıyla nesilden nesile geçerdi. Hakanın eşi Hatunlar yönetimde görev alır. Kurultay toplantılarına katılır, elçileri kabul ederdi. Hükümdarın yanında boy beylerinden oluşan Toy (kurultay) hükümdara danışmanlık yapardı. Bilge Kağan şehir etrafını surla çevrilmesini, Taoizm ve Budizm’in tanıtılmasını teklif etmiş kurultay kabul etmemiştir. Bu da padişahın sınırsız yetkisi olmadığını gösterir. ORDU Ordu-millet geleneği vardır. Hakan ordunun komutanındır. Paralı asker bulunmazdı. Asker bir millettir. Savaş zamanı eli silah tutan herkes askerdir. Ordudaki onluk sistemi Mete Han kurmuştur. Atlı birliklerden oluşur. Ok ve yay kullanırlardı. En yaygın savaş taktiği ani baskınlar olan Turan ‘Hilal Taktiği’dir. DİN VE İNANIŞ İslamiyet öncesinde tabiat varlıkları kutsal sayılırdı. ‘Atalar kültürü’ denilen atalarının hatıralarına ve büyüklerine saygıya dayanan bir inanç sistemi vardı. Yaygın olarak Gök-Tanrı inancı vardı. Tek yaratıcı idi. Hükümdarların Gök-Tanrı tarafından gönderildiğine inanırlardı. Ayrıca Şamanizm de vardı. Din adamlarına Kam denirdi. Bu dine göre Dünya iyi ve kötü ruhların tesirindedir. Kurgan denilen Türk mezarlarında ölen kimsenin yanına değerli eşyalarını gömerlerdi. İnsan şeklinde yapılan mezar taşlarına Balbal denirdi. Ölülerin arkasından Ölü Aşı denilen yemek dağıtılırdı. Bu gelenekler Türklerde ahiret inancı olduğunu gösterir. Uygurlar döneminde Manihaizm, Hazarlarda Musevilik, Avrupa’daki Türklerde ise Hıristiyanlık yayılmıştır. Mani dini Uygurların yerleşik hayata geçmesi, şehir kurması, bilim, edebiyat ve sanatta ilerlemesini sağlamışlardır. Mani dini Türk hayat tarzına uymadığı için hükümdar ve çevresi ile sınırlı kalmıştır halka yayılmamıştır. Bu dindeki bazı terimlerin Türkçeleştirilmesi Uygurların mili bilince sahip olduğunu gösterir. Türkler genel olarak din konusunda serbest olmuşlardır. Uygurlarda mani ve Budist tapınakların yan yana olması bunu gösterir. İslam dini Türk hayat tarzına uyduğu için hızla yayılmıştır. İslam’ı kabul edenler milli benliklerini korurken diğer dinleri kabul edenler benliklerini kaybetmişlerdir. Türkler köklü bir kültüre sahip olduğundan İslamlaşma Arap kültürünü kabul etme şeklinde olmamıştır. SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT Uygurlara kadar yarı göçebe hayat tarzı vardı ve çadırda yaşarlardı. Yerleşik hayata geçince iki katlı beyaz evlerde kalmışlardır. Baharın gelmesi Nevruz Bayramı olarak kutlanmıştır. At yarışı yapılır, şiir ve şarkı söylenir. Yemekler yenirdi. Türklerde özel mülkiyet hakkı olduğundan sınıf ayrımı görülmemektedir. Kadın-erkek eşittir. Ekonomi hayvancılığa dayanırdı. At, koyun ve sığır yetiştirerek komşu ülkelere satarlardı. Hun ve Göktürk zamanında Çin’e sattığı mallar karşılığı ipek almışlardır. Çin’den Avrupa’ya kadar olan İpek Yolu Türkler için önemlidir. Türk-Çin sınır kasabalarında ortak pazarlar kurulmuştur. Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle ticaret gelişmiş, ticaret kervanlarının geçtiği yollar İpek Yolu diye adlandırılmıştır. Türk-Çin-Bizans ve Sasaniler bu yol için mücadele etmişlerdir. Demircilikte ilerleyen Türkler komşu ülkelere at koşumları ve silahlar satmışlardır. Türgişlere kadar para yerine üzeri resmi damgalı ipek parçaları kullanılmıştır. Türgişler ise para kullanmışlardır. HUKUK Devlet ve halk arasındaki ilişkiler Töre ile düzenlenmiştir. Temeli Türk geleneklerine dayanır. Türklerde yazılı döneme geç geçildiğinden yazılı hukuk kuralları yoktur. DİL, EDEBİYAT VE YAZI Türk edebiyatının ilk örnekleri sözlü edebiyat ürünleri olmuştur. Türklerin hayat tarzlarını anlatan sözlere Savlar, ölen büyükleri için sevgi dolu sözlere Sagu, avlarda, savaşlarda ve şölenlerde musiki ile söylenen şiirlere Koşuk denir. Destanlar hayat tarzlarını günümüze ulaştırırlar. Bunlar; Hunların Oğuz Kağan, İskitlerin Alp Er Tunga, Göktürklerin Ergenekon, Uygurların Göç ve Türeyiş, Kırgızların Manas destanıdır. Türkler Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır. Uygurlar hareketli harf sisteminden matbaalar yapmıştır. Türkçe yazılmış en eski metinler kitabelerdir. En önemlisi 1. Göktürk’ün yıkılışını ve 2. Göktürk’ün kuruluşunu anlatan Orhun Kitabeleri’dir. Bilge Kağan, Kültigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilmiştir. Türk adının geçtiği ilk Türkçe metindir. Orhun Yazıtları devlet ve halkın görevlerinin belirtilmesi ve devlet adamlarının halka hesap vermesi bakımından önemlidir. Yazıtlarda fakir milletin zenginleştirilmesi ve açların doyurulması gibi ifadeler Türk devletlerinde sosyal devlet anlayışının geliştiğini gösterir. BİLİM VE SANAT Bilimsel alanda yapılan en önemli gelişme On iki Hayvanlı Takvim’in hazırlanmasıdır. Bir yıl 365 gün olarak hesaplanmıştır. Bu Astronomide geliştiklerini gösterir. Sanat eserleri göçebe olduklarından taşınabilir malzemelerden oluşmaktaydı. Bunlar deri, ahşap, maden ve kumaşlardır. Uygurların yerleşik hayata geçmeleriyle şehir ve tapınak mimarisi gelişmiştir. Manastırlar ve saraylardaki iç süsleme dikkat çekicidir. Genelde süslemelerde hayvan motifleri kullanırlardı.
TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER On iki Hayvanlı Takvim: İslamiyet öncesi Türkler kullanmıştır. Güneş yılı esasına göredir. Halen günümüzde Asya da kullanılmaktadır. Hicri Takvim: Ay yılı esasına göredir. Hicret başlangıçtır. Hz. Ömer zamanında kullanılmıştır. Miladi ile hicri arasında 622 yıl fark vardır. 1 Ocak 1926’da kaldırılmıştır. Rumi Takvim: Osmanlı 1676’da mali işler için kullanmıştır. Güneş yılı esasına göredir. Başlangıç Hicrettir. Mali yılbaşı mart ayıdır. Bu uygulama 1982’ye kadar sürmüştür. 1 Ocak 1926’da kaldırılmıştır. Miladi Takvim: Güneş yılı esasına göredir. İlk kez Mısırlılar kullanmıştır. İyon-Yunan-Roma geliştirmiştir. Cesar ve Gregor düzenleyerek günümüzdeki şeklini almıştır. Milat Hz. İsa’nın doğumu kabul edilmiş. 1 Ocak 1926’da kullanılmaya başlanmıştır. Celali Takvim: B.Selçuklular da Melik şah zamanında İran takvimi esas alınarak mali işler için hazırlanmıştır. Güneş yılı esasına göredir. Türkler Nevruzu bahar bayramı olarak kabul etmişlerdir. NOT: M.Ö. rakamlar büyüdükçe daha eski bir olayı gösterir. M.S. ise rakamlar büyüdükçe daha yakın tarihi gösterir. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 08 Ocak 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
|