






1. Dünya Savasi | cemiyetler |
|
|
|
| Yazar Baba Tarihci | |
| Perşembe, 10 Ocak 2008 | |
|
CEMİYETLER Mondros’un uygulanması ile Osmanlı ordusu terhis edilmiş, işgaller başlamıştı. Köyüne dönen askerler işgali görünce çeteler kurarak bölgesel direnişe geçtiler. Bazı aydınlar da direnişi yönlendirmek amacıyla cemiyetler kurdu. Cemiyetleri iki grupta inceleyebiliriz. 1- ZARARLI CEMİYETLER a) Azınlıkların kurduğu azınlık cemiyetleridir. Osmanlı topraklarında bağımsız devlet kurmayı amaçlamışlardır. Desteği almak için isteklerini Wilson ilkelerine dayandırmışlardır. İtilaf devletleri bunları desteklemiş ve kullanmıştır. b) Osmanlıdaki Müslümanların kurduğu milli varlığa düşman cemiyetlerdir. İşgalleri engellemenin mümkün olmadığını ve direniş yapılmamasını savunmuştur. İtilaf devletleriyle iyi geçinerek taviz koparmaya çalışılmalıydı. AZINLIKLARIN KURDUĞU CEMİYETLER Mavri Mira Cemiyeti İstanbul Rum Patrikhanesi tarafından yönetilirdi. Amacı, Trakya, İstanbul, Marmara ve Batı Anadolu’yu Yunanistan’a bağlayarak “Megalo İdea” yani Bizans’ı yeniden kurmaktı. Rumları silahlandırarak Yunan işgaline yardımcı oluyorlardı. Pontus Rum Cemiyeti İstanbul’daki Rum patrikhanesine bağlı idi. Amacı Trabzon Pontus Rum İmparatorluğunu yeniden kurmaktı. Bu amaç için Dışarıdan bu bölgeye Rum getirmişlerdir. Etnik-i Eterya Cemiyeti Yunan subaylar tarafından kurulmuş. Amacı Rumları yaşadığı tüm toprakları Yunanistan’a katılmasını sağlamaktı. Girit’in Yunanistan’a bağlanmasında önemli faaliyetleri vardır. Kardos Cemiyeti Anadolu’ya geçmek için gönüllü Rum nüfusu bulmak için çalışmışlardır. Taşnak ve Hınçak Cemiyeti Ermeniler kurmuştur. Amacı, Doğu Anadolu ve Çukurova’da Ermenistan Devleti kurmaktı. Kurdukları çetelerle Anadolu’da katliamlar yapmışlardır. TBMM’ye bağlı 15. Kolordu bunlarla başarıyla mücadele etmesi ile amaçlarına ulaşamamışlardır. Alyans İsrailit ve Makabi Cemiyeti Musevilerin kurduğu cemiyettir. Ortadoğu’da devlet kurmayı amaçlamışlardır. Diğer cemiyetlere maddi destek sağlamışlardır. Azınlık Cemiyetlerin Genel özellikleri 1- Osmanlının parçalanması için çalışmışlardır. 2- Bağımsız devlet kurmayı amaçlamışlardır. 3- Rum ve Ermeni Patrikleri ile Musevi Hahambaşı tarafından yönlendirilmişlerdir. 4- İtilaf devletleri tarafından desteklenmişlerdir. 5- İtilaf devletlerinin işgallerine zemin hazırlamışlardır. 6- tepki çekmemek için Wilson ilkelerine göre hareket ettiklerini savunmuşlardır.
MİLLİ VARLİĞA DÜŞMAN CEMİYETLER Sulh ve Selameti Osmaniye cemiyeti Kurtuluşun padişaha bağlılıkla sağlanacağını savunan cemiyettir. Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile birlikte hareket ettiğinden İstanbul hükümeti üzerinde etkili oldular. Hürriyet ve İtilaf Fırkası İttihat ve Terakki düşmanıdır. Milli mücadeleye karşı en sert muhalefeti yapmışlar ve TBMM’ye karşı çıkan isyanları desteklemişlerdir. İslam Teali Cemiyeti Medrese hocaları kurmuştur. Ülkenin korunmasının İslam kurallarına uymakla mümkün olacağını savunan cemiyettir. Anadolu’daki ulusal direnişe karşı çıkmışlardır. Kürt Teali Cemiyeti Doğu Anadolu’da bir devlet kurmayı amaçlamışlardır. Amerika ve İngilizlerle işbirliği yapmış, Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine katılmayı reddetmiş bu yüzden halktan destek alamamıştır. İngiliz Muhipler Cemiyeti Sömürgelerinde milyonlarca Müslüman olan İngilizler halife ve padişahla samimiyeti kuvvetlendirmek için kurmuştur. Anadolu ulusal direnişine karşı çıkan isyanları desteklediler ve ülkede İngiliz manda yönetimini kurmayı amaçlamışlardır. Wilson İlkeleri Cemiyeti Amerika manda yönetimini isteyenler kurmuştur. Bu sayede İtilaf devletlerinin ülkeyi parçalamasından kurtulmayı Milletler Cemiyetinde eşit hukuka sahip olmayı amaçlamışlardır. Milli Varlığa Düşman Cemiyetlerin Özellikleri 1- Müslümanlar tarafından kurulmuştur. 2- İşgallerin kolaylaşmasını sağlamışlardır. 3- Ulusal direnişe karşı faaliyet yürütmüşlerdir. 4- İtilaf devletleri tarafından desteklenmiştir. 5- Hürriyet ve İtilaf fırkası ile birlikte hareket etmişlerdir. 6- Saltanat ve hilafet yanlısıdırlar.
MİLLİ CEMİYETLER İşgallere İstanbul hükümetinin sessiz kalması sonucu halk ve aydınların kurduğu cemiyetlerdir. Birbirinden bağımsızdırlar. Sadece bulundukları bölgelerin işgalini önlemeye çalışmışlardır. Trakya Paşa eli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Amacı Doğu Trakya’nın Yunanistan’a verilmesini engellemekti. Sonraları Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine katılmıştır. Lüleburgaz ve Edirne’de kongre yapmışlardır. İzmir Müdafaa-i Hukuk cemiyeti İzmir’in Yunanistan’a verilmesini önlemek amacıyla kurulmuştur. Reddi- İlhak Cemiyeti İzmir’in işgalinden önce kurulmuş. Alaşehir ve Balıkesir’de kongre yapmış Yunan işgaline karşı silahlı direniş kararı alınmış ve Batı Cephesi kurulmuştur. Ayrıca Kuvay-ı Milliye birlikleri ilk defa kurulmuştur. Kilikyalılar Cemiyeti Adana ve çevresini Fransız ve Ermeni işgaline karşı kurulmuştur. Trabzon Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Pontus Rum Devletinin kurulmasını engellemek amacıyla kurulmuştur. Erzurum Kongresinin toplanmasına yardım etmiştir. Sonraları Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine katılmıştır. Milli Kongre Cemiyeti İstanbul’daki yazar ve aydınlar tarafından kurulan cemiyettir. Anadolu’nun işgalinin haksızlığını basın yoluyla dünya kamuoyuna duyurmayı amaçlamışlardır. Avrupa’daki Kamuoyunun desteğini alabilmek için Fransızca eserler hazırlatmışlar ve bölgesel silahlı gruplar için Kuvay-ı Milliye ifadesini ilk defa kullanan cemiyettir. Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk cemiyeti Doğu Anadolu’da Ermenilerin çalışmalarını engellemek amacıyla kurulmuştur. Burada Ermeni nüfusunun çoğunlukta olmadığını nüfus sayımı yaparak Ermeni iddialarının asılsız olduğunu göstermiştir. Erzurum Kongresini toplamıştır. Başkan Mustafa Kemal cemiyetleri birleştirmek için ilk adımı burada atarak Doğu Anadolu’daki cemiyetleri Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında toplamıştır. NOT: Ayrıca direnişe silah kaçırmak ve istihbarat sağlamak amacıyla Karakol Cemiyeti, Mim Mim Grubu, Felah Grubu gibi cemiyetlerde vardır. Mili Cemiyetlerin Genel Özellikleri 1- Bulundukları bölgenin Türklere ait olduğunu ve işgalin haksız olduğunu dünya kamuoyuna duyurmayı amaçlamışlardır. 2- Ulusal Mücadele’deki teşkilatlanmanın temelini oluşturdular. 3- İşgalcilere, azınlık cemiyetlerine ve İstanbul hükümetine karşı mücadele etmişlerdir. 4- Genellikle İttihatçı düşünceye sahip kişiler tarafından kurulmuştur. 5- Birleştirici bir lider olmadığından bölgesel savunma yapmışlardır. 6- Kuruluşlarında milliyetçilik duygusu etkilidir. 7- Sivas Kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmişlerdir. 8- Önceleri basın yoluyla ve silahlı mücadele şeklinde direnişi desteklemişlerdir. 9- Bölgesel direnişin yanında İstanbul’da da faaliyet yürütmüşlerdir. İTİLAF DEVLETLERİNİN DONANMASININ İSTANBUL’A GELİŞİ (13 Kasım 1918) 13 Kasım 1918 de İngiliz, Fransız, Yunan ve İtalya’dan oluşan 61 parçalık donanma İstanbul Boğazına demirledi ve İstanbul’un önemli semtlerine asker çıkararak denetimi sağladı. Ayrıca İngilizlere Doğu Karadeniz kıyıları, Fransızlara Mersin, İskenderun limanları ve Batı Karadeniz kıyıları, İtalyanlara da Ege ve Akdeniz’in sorumluluğu verilmişti. İstanbul hükümetinin sessiz kalması işgallerin artırmasına neden olmuştur. İZMİR’İN İŞGALİ (15 Mayıs 1919) Gizli antlaşmalarda Batı Akdeniz ve Ege sahilleri İtalya’ya verilmişti. Bu durumda çıkarlarına ters düşen İngiltere Paris Barış Konferansında İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini sağladı. 15 Mayıs 1919 da İngiliz ve Fransız donanmasının koruması altında Yunanlılar İzmir’e asker çıkararak işgale başladı. Yunanistan işgali haklı göstermek için Rumların Türklerden daha kalabalık olduğunu iddia etmiştir. Bu fikir çürütülünce bu sefer Türklerin Rumları katletmek üzere olduğunu söyleyip Hıristiyan dünyasının desteğini almışlardır. Bu işgal “Megalı İdea” yani Büyük Yunanistan hayali gerçekleşmekteydi. Bizans yeniden kurabilecekti. Yunanlılar İzmir’de katliam yaptığı için Türk halkı diğer işgallerden daha çok tepki göstermiştir. İlk gün katliama başlayan yunanlara ilk kurşunu gazeteci Hasan Tahsin sıkmıştır. Yunan işgali itilaf devletlerinin desteği ile 1922 de Sakarya Irmağı’na kadar geldi. İzmir’in işgalinin Kurtuluş Savaşındaki Önemi 1- Yunan katliamına karşı Kuvay-ı Milliye birlikleri kuruldu. Düzenli orduya kadar bu birlikler ile direniş devam etti. 2- Reddi İlhak Cemiyeti Batı Anadolu direnişini yönetmeye başladı ve Balıkesir, Alaşehir Kongrelerini toplayarak Batı Cephesi kuruldu. 3- Anadolu’nun değişik yerlerinde İzmir’in işgali için protesto mitingleri düzenlendi. İzmir’in işgali ulusal bilincin canlanmasında etkili oldu. 4- Halkta Mili direniş düşüncesi arttı. 5- Tepkiler nedeniyle İtilaf devletleri işgali izlemek için bir heyet oluşturdu. Bu heyetin hazırladığı rapor “Amiral Bristol Raporu” olarak Milli Mücadelede yerini aldı. Amiral Bristol Raporu 1- Yunanlılar Paris Barış Konferansında İtilaf devletlerini yanlış bilgilendirmiştir. 2- İzmir’de Rumların çoğunlukta olduğu yalandır. Türkler çoğunluktadır. 3- Bölgedeki Hıristiyanların katledildiği şeklindeki Yunan iddiaları yalan ve asılsızdır. 4- Batı Anadolu’da Yunan ordusu katliam yapmıştır. 5- Yunan ordusu derhal çekilmeli ve yerine itilaf kuvvetleri gönderilmelidir. Önemi 1- Batı Anadolu’daki işgalin haksızlığı ilk defa uluslar arası bir belgeyle kabul edildi. 2- Yunanistan işgali bölgede güvenliği sağlamak için değil sınırlarını genişletmek için yaptığı ortaya çıktı. 3- itilaf devletleri bu raporda tavsiye edilenleri uygulamamıştır. Fakat bu rapor Kurtuluş Savaşında bir araç olarak kullanılmıştır. KUVAY-I MİLLİYE VE ÖZELLİKLERİ İşgale karşı küçük gönüllü direnişçiler oluştu bunlara Kuvay-ı Milliye denir. Önce İzmir ve çevresinde oluştu sonra tüm yurtta yaygınlaştı. Kurulma Nedenleri 1- İşgallerin haksız olmasına rağmen önlenememesi 2- İstanbul hükümetinin halkı korumakta yetersiz kalması 3- Orduları büyük bir kısmının terhis edilmiş olması 4- İşgalciler ve azınlık çetelerine karşı koyma isteği 5-Türk milletinin vatanın bütünlüğüne ve bağımsızlığına düşkün olması Kuvay-ı Milliye Birliklerinin Özellikleri 1- İşgallere karşı vatanı savunmak amacıyla kuruldular 2- Her biri kendi bölgelerini korumaya çalışmışlardır. 3- Tek bir merkezden yönetilmemiş, başındaki kişiler e göre hareket etmişlerdir. 4- Tam bir askeri disipline sahip değillerdir. 5- İhtiyaçlarını halktan karşılamışlardır. 6- Resmi kuruluşlar değil, tamamen gönüllülerden oluşurlardı. 7- Düşman ordularını durduramamış fakat yavaşlatmayı başarmışlardır. 8- Güney Cephesinde bu birlikler Urfa, Antep ve Maraş’ı Fransız ve Ermeni işgalinden kurtardılar. 9- Düzenli ordu kurulmasına zemin hazırladılar. 10- TBMM’ye ve Milli Mücadeleye karşı çıkan isyanları bastırdılar. Kuvay-ı Milliye Birliklerinin Kaldırılmasının Nedenleri 1- İhtiyaçlarını karşılamak için halka baskı yapmaları 2- Suçlu gördükleri kişileri kendi kurallarına göre cezalandırmaları 3- İşgalleri durdurmada yetersiz kalmaları 4- Tek bir merkezden yönetilmemeleri 5- TBMM’nin isteklerini her zaman uygulamamaları NOT: 8 Kasım 1920 de düzenli ordu kurulması için Kuvay-ı Milliye birliklerinin dağıtılmasına karar verildi. İsmet Paşa bu görev için Batı Cephesi Komutanlığına atandı. Böylece TBMM kendi düzenli ordusunu Batı Cephesinde kurmuş oldu.
|
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Ocak 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Teknoloji ve Tasarım |
| Burçlar |
| Öğretmen-Döküman |