






Tarih Notları
Atatürk ilkeleri | Atatürk ilkeleri |
|
|
|
| Yazar Baba Tarihci | |
| Pazar, 13 Ocak 2008 | |
|
ATATÜRKÇÜLÜK, NİTELİKLERİ VE İLKELERİ
Atatürkçülük: milletin bağımsız ve egemen olması, millet ve değerlerin muasır medeniyet seviyesine çıkarılması, milletin huzur ve refahı için gerçekçi düşünce ve ilkelerdir. Nitelikleri 1- Milletimizin ihtiyaçlarından çıkmıştır. 2- Bağımsızlık, egemenlik, bilim ve akılcılık, sevgi, barış ve çağdaşlaşma değerlerini bünyesinde toplamıştır. 3- Milli düşünce sistemidir. 4- Sömürge milletler için model ve örnek olmuştur. 5- Sistem, milli ve evrensel değerlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır. 6- Sistem, Milleti muasır medeniyetler seviyesine çıkarmayı amaçlar. 7- Uygarlık ve insanlık anlayışı ile ters düşen hiçbir düşünce ile bağlantısı yoktur.
Atatürk ilkeleri, 1935 de CHP kurultayında kabul edilmiş ve 5 Şubat 1937 de anayasaya girmiştir. Cumhuriyetçilik 1- Yönetim şekli cumhuriyetin benimsenmesidir. 2- Bu ilke bağımsızlığın olduğu bir ortamda uygulanır. 3- Cumhuriyete egemenlik kişi ve zümrenin tek elinde değildir. Milletin elindedir. Egemenliği seçimle seçilen kişiler millet adına kullanır. Cumhuriyet demokrasi için ideal bir yönetim şeklidir. 4- Bu rejimde Anayasa üstündür. 5- Bu ilke özgür ortam oluşturduğundan diğer ilkeler bu ortamda gerçekleşir.6- Atatürk Cumhuriyetçilik ve Laiklik ilkelerini her türlü tartışmanın dışında tutmuştur. NOT: Milliyetçilik, Halkçılık ve Laiklik Cumhuriyetçilik ilkesini bütünler Milliyetçilik 1- Millet gerçeğine dayanmaktadır. Toplum hayatında ulaşılan son mertebedir. 2- Milletin oluşumunda vatan, dil, kültür ve ideal birliği olmalıdır. 3- Milletin varlığını sürdürmesi ve yücelmesi için çalışmanın kuşaklara aktarılmasıdır. Atatürk’ün Milliyetçilik Anlayışında 1- Her milletin kendi devletini kurma hakkı vardır. 2- Irkçılık, din ve mezhep farkı yoktur. 3- Akılcı ve insancıl olma esastır. NOT: Halkçılık ve Milli Birlik ve Beraberlik İlkeleri Milliyetçilik ilkesini bütünler Halkçılık 1- Halk ülkede yaşayan vatandaşlardır. 2- Halkçılık Cumhuriyetçilik ve Milliyetçiliğin doğal sonucudur. 3- Halkçılık yönetimde halktan güç almaktır. Halkın kendini demokratik esaslara göre yönetmesidir. 4- Devletin rejimi halk tarafından halk yararına kullanılır. Halkçılık demokrasinin uygulanması ve yerleşmesine yöneliktir. 5- Halkçılık insanların üstün olmaması, kanun önünde herkesin eşit olması ve hiçbir zümre ve gruba ayrıcalık olmamasıdır. 6- Atatürk her türlü ayrıcalığa son verilmesi ve halk iradesinin geçerli olmasına dayanır. Devletçilik 1- Geniş anlamıyla gerekli gördüğü ekonomik, sosyal, kültürel vb. alanlara müdahale etmesi ve vatandaşların gelişmesi ve yücelmesi için gerekli çalışmaları yapmasıdır. 2- Dar anlamıyla devletin ekonomiye müdahalesidir 3- Cumhuriyetin ilk yıllarında sermaye olmadığından özel teşebbüsün yapamadığı yatırımları devlet gerçekleştirmiş ve Devletçilik ilkesi doğdu. 4- Toplumsal refahı sağlamak için planlı ekonomi gereklidir. Laiklik 1- Devlet düzeni ve hukuk kurallarının dine değil, akıl ve bilime dayandırılmasıdır. 2- devletin egemenlik gücü ilahi kaynaklara değil millet iradesine dayanmıştır. 3- Türk devleti aşamalı olarak laikliği gerçekleştirirken, din kurallarına müdahale etmemiştir. 4- Kişinin dini inanç, vicdan ve düşünce hürriyetinin sağlanmasıdır. 5- Kanun önünde her dinden olanın insanın eşit sayıldığı bir ilkedir. 6- Laiklik 1937 de anayasaya girmiş 1961 ve 1982 anayasalarının 2. maddesinde yer almıştır. NOT: Bilimsellik ve Akılcılık ilkesi Laikliği bütünler İnkılâpçılık 1- siyasi, sosyal, ekonomik vb. alanlarda yapılan köklü değişikliklerdir. 2- İnkılâpları benimsemek, korumak ve savunmaktır. 3- batılılaşma, çağdaşlaşma, ileriye ve çağdaş uygarlığa yönelmedir. İnkılâpları geliştirmeyi ve uygulamayı gerektirir. NOT: Çağdaşlık ve Batılılaşma İnkılâpçılığı bütünler BÜTÜNLEYİCİ İLKELER Milli Egemenlik 1- Milletin kendini idare etmesi ve kendini yönetecek kişileri seçmesidir. Demokratik rejimler kayıtsız şartsız milli egemenliğe dayanır. 2- 1921 anayasasında egemenliğin millete ait olduğu belirtilmiş, Cumhuriyetin İlanı ile Milli egemenlik yönetim şekli olmuştur. NOT: Milli egemenlik, Cumhuriyetçilik ilkesini bütünleyicisidir. Milli Bağımsızlık 1- Hür bir şekilde yaşamayı gerektirir. 2- Hiç kimseye bağlı olmamak demektir. 3- Bağımsızlığın milletçe benimsenmesi ve amaç haline gelmesidir. 4- Atatürk bağımsızlık için “Ya istiklal ya ölüm” demiştir. 5- Milli bağımsızlık dış politikada temel ilkedir. Milli Birlik ve Beraberlik 1- Milletçe birliği ve bir arada yaşamayı ifade eder. 2- Milliyetçilik ilkesinin doğal sonucudur. 3- Türkiye, milli bir devlettir. Millilik özelliği taşır. Milli devlet, bölünmez bir bütün olan milli sınırlarda yaşamak demektir. 4- Milli birlik ve beraberlikte ülke bütünlüğünün bulunması gerekir Yurtta Sulh Cihanda Sulh 1- Yurt içinde huzur ve güven içinde yaşamayı ve milletlerarası barış ve güvenliği hedefler 2- Yurtta barış, Devlet ülke birliği ve bütünlüğü içinde vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamaya çalışır. 3- Dünyada barış, milletler arası barış ve güvenliğin sağlanmasını, devletlerarası anlaşmazlıkları barışçı yolla çözmeyi amaçlamıştır. 4- Bu ilke dış politikanın temel ilkelerindendir. Akılcılık ve Bilimsellik 1- Türk İnkılâbının temel özelliği akla ve bilime dayanmasıdır. 2- Akılcılık, gerçeği arayıp bulmaya yarayan yoldur. 3- Bilimsellik ise, devlet ve toplumda bilime yer vererek hurafe ve önyargılar yerine aklın hâkimiyeti demektir. NOT: Bu ilke Laiklik ve Cumhuriyetçilik ilkelerini bütünler. Çağdaşlık ve Batılılaşma 1- Türk İnkılâbının amacı, medeni dünya içerisinde yer alma çabasıdır. Batıdaki çağdaş kurumlar benimsenmeli ve alınmalıdır. 2- Atatürk, batıyı taklit edilmesinden yana değildir. Batının deneyimlerinden yararlanarak çağdaş kurumlar örnek alınmalıdır. NOT: Bu ilke İnkılâpçılık ilkesini bütünler. İnsan ve İnsan Sevgisi 1- Türk İnkılâbının bir özelliği de insana ve sevgiye değer verilmesidir. 2- Demokrasi, sosyal adalet, insan hakları, din ve vicdan hürriyetine saygı bu ilkenin anlaşılmasıyla mümkündür. 3- Atatürk ” Biz kimsenin düşmanı değiliz, yalnız insanlığın düşmanının düşmanıyız.” Diyerek insan sevgisini göstermiştir. Atatürk’ün Son Günleri Atatürk’ün 1937 yılının sonlarında sağlığı bozulmaya başlamıştır. Bu sırada Hatay Sorunu ile uğraşıyordu.1938’in ocak ayında sağlığı iyice bozuldu. Ağır bir karaciğer hastalığına yakalanmıştı ve dinlenmesi gerekiyordu. Atatürk başkalarının hastalığını olumsuz değerlendirmemeleri için Mayıs 1938 de yurt gezisine çıktı ve güney illerini ziyaret etti. Böylece dipdiri ayakta olduğunu göstermek istiyordu. Ancak bu gezi sağlığının iyice bozulmasına neden oldu. Geziden 26 Mayıs’ta Ankara’ya döndü. Aynı gün akşamı da İstanbul’a gitti. Artık günlerini doktor kontrolünde geçiriyordu. Bir süre Savarona yatında kaldı. Burada devlet erkânı ve yabancı konuklarla görüştü. Dinlenmediği için sağlığı daha çok bozuldu. 1 Kasım 1938 de ilk defa TBMM’nin açışlına katılamadı. Atatürk’ün açılışı nutkunu Başbakan Celal Bayar yaptı. 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 9’u 5 geçe komadan kurtulamayarak hayata gözlerini yumdu. 20 Kasım’da Ankara’ya getirilen cenazeyi on binlerce kişi karşıladı. 21 Kasım’da TBMM’nin önünde yapılan törenle naşı Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabrine konuldu. 10 Kasım 1953 de milletin onun için yaptırdığı Anıtkabir’e getirildi.
|
|
| Son Güncelleme ( Salı, 20 Mayıs 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
|